Aytunç Altındal'ın öz kızı EMİNE ALTINDAL ile keyifli bir röportaj

AYTUNÇ ALTINDALIN ÖZ KIZI EMİNE ALTINDAL İLE KEYİFLİ SÖYLEŞİ Aytunç Altındal 2013 yılında hayata gözlerini yumdu

AYTUNÇ ALTINDALIN ÖZ KIZI EMİNE ALTINDAL İLE KEYİFLİ SÖYLEŞİ


Aytunç Altındal 2013 yılında hayata gözlerini yumdu. Kitapları her zaman çok sattı ve her yazdığı, her söylediği tartışılan bir isim oldu. Siyasete farklı bir bakış açısıyla bakabilen, önemli siyaset bilimcilerinden birisiydi.

Bu haftadaki röportajımızı Rahmetli Aytunç Altındal’ın öz kızı Emine Altındal ile gerçekleştirdik.

Emine Altındal, babasının da yönlendirmesiyle kristal ve taşlara ilgi duydu. Şu aralar profesyonel yazarlıkla uğraşıyor. Yakın zamanlarda kitabı yayınlanacak. Okuyucularına ve sevenlerine bu müjdeyi de buradan vermek istedim. Ayrıca 1 Mart’ta yayın hayatına başlayacak dijital bir dergi olan “Ezoterizm” dergisinde yazılarını kaleme almaya devam edecek…

“SOSYAL MEDYA MECRALARININ KİMLERE HİZMET ETTİĞİ İYİ ANLAŞILMALIDIR.”


SORU1: Sosyal medya mecralarının her tarafı körüklemesi ve ele alması hususundaki düşüncelerinizi merak ediyoruz?

-Sosyal medya, bilişim çağında oldukça önemli bir yer teşkil etmektedir. Faydalı etkinlikler ve doğru bilgiler kadar ne yazık ki bolca dezenformasyon ve manipülatif bilgiler de bu mecra vasıtasıyla insanların akıllarını bulandırmaktadır. Özellikle Google’ın ülkelere göre enformasyonu manipüle ettiğini ve buradan edinilen bilgilerin sosyal medya kullanıcıları tarafından nasıl yayıldığını biliyoruz. O yüzden araştırma yapan kişi sadece tek bir kaynaktan değil, farklı arama motorlarından ve farklı adreslerden bilgi edinmelidir. Google öyle diyor diye bir şey mutlak doğru veya yanlış değildir.

Özellikle Facebook ve İnstagram’ın doğruluk sözleşmesi gereğince sansürlenen paylaşımlar çok taraflıdır. Bu mecraların kimlere hizmet ettiği iyi anlaşılmalıdır.

Sosyal medya gitgide daha çok gereksiz insanı meşhur edip kendini sanatçı olarak tanıtan ne olduğu belirsiz tipleri fenomenleştiriyor ve özellikle gençleri o plastik duygunun içine çekiyor. Yapay gündemler oluşturuyor. Olmayan kışkırtmalar ve polemikler üzerinden gündem değiştirilmeye çalışılıyor.

“KİTABIN YAYINEVİ TARAFINDAN SAKINCALI BULUNDU. O YÜZDEN REVİZE ETME KARARI ALDIM.”


SORU2:Kitabınızı yayınlamaya hazırlanırken sonrasında vazgeçtiniz. Sebebi neydi?

-Kitabım aslında editlenmiş ve basına hazır olmasına rağmen, yayınevi ve düşüncesine değer verilen kişiler tarafından sakıncalı bulundu. Yayınlamama konusunda ikaz edildiğim için revize etme kararı aldım.

SORU3:Avrupa’da aşı karşıtları oldukça fazlalaşmaya başladı. Aşıların, insanların geleceğine ve sağlığına etkilerini nasıl görüyorsunuz?

-Aşı konusuna kitabımda değindim. Sakıncalı bulunması da büyük ölçüde bu sebepten dolayıydı. Ben aşı konusunun kişisel özgürlük mü yoksa toplumsal bir sorumluluk meselesi mi olayının yeteri kadar tartışılmadığını, karşı görüşteki insanların yeteri kadar dinlenmediğini ve tepeden inme bir baskı ile topluma dayatıldığını düşünüyorum. Henüz yan etkilerinin tam olarak bilinmediği bir sıvıyı vücudumuza o veya bu şekilde enjekte edilmesini doğru bulmuyorum. Bunun birey için şahsi karar olması gerektiğini düşünüyorum. Medyada çok büyük bir aşı propagandası var. Adeta beyin yıkıyorlar. TV izlemekten başka işi olmayan çoğu insan bu bilgilere maruz kalıyor ve gözleri korkutulduğundan kendisini ve çevresini baskılamaya çalışıyor. Ben şahsen TV izlemiyorum ama araştırmalarım gereğince Türk-yabancı, aşı yanlıları-aşı karşıtları kaynaklarını oldukça yakından takip ediyorum.

SORU4:Hobiniz olan değerli taşların kişiye şifa olabileceğini, koruyabileceğini ifade ediyorsunuz. Detaylıca anlatabilir misiniz?

-Değerli taşlar hususunda taşı/kristali aldım, taktım ya da evime koydum, hadi şifalanayım diye bir durum söz konusu olamaz. Zamanında yaptığım tasarımlar kişiye özel takılardı. O kişinin burcundan, burç taşından, doğum tarihinin nümerolojik tablosundan ve kendisine yönelttiğim bazı özel sorulardan meydana gelen tılsımlardı. Tılsım kelimesini ben yakıştırmadım ama müşterilerimin çoğu bunların kendi üzerlerindeki tesirlerinden etkilendikleri için sanki ağız birliği etmiş gibi takılarımı kendileri tılsımlaştırdılar.

Yaptığım takılar son olarak o kişi için belirlenmiş esansların içine yatırılıyor ve gerekli süre boyunca orada dinlendiriliyorlardı. Alıcıya o takının nasıl kullanması gerektiğini, nasıl temizlenip yeniden programlanılmasının uygun olduğunu da anlatıyordum. Artık bir süredir bu işe fazla vakit ayıramıyorum.

“BABAM AYTUNÇ ALTINDAL BAZI ÇEVRELERDEN ÇOK TEHDİT ALIYORDU. BİZ ECELİYLE ÖLDÜĞÜNE İNANMIYORUZ.”


SORU5:Size göre babanız Aytunç Altındal eceliyle mi öldü? Yoksa öldürüldü mü?

-Babam bazı çevrelerden çok tehdit alıyordu. Biz eceliyle öldüğüne inanmıyoruz. Zaten ailenin hiçbir üyesi naşını bile göremedi. Cenaze oldu bittiye getirildi. O yüzden acaba ölmedi mi iddiaları bile var. Keşke gerçekleri biz de bilebilsek…

“BABAMIN BİZE BIRAKTIĞI BAZI BELGELER MEVCUTTUR. ZAMANI GELİNCE ONLAR DA YAYINLANACAKTIR.”


SORU6: Babanız Aytunç Altındal’dan size kalan önemli bilgi veya belgeler var mı?

-Babamdan bana kalan gizli bilgi ve belgeler işaret ettiği yolda saklıdır. Neyin doğru, neyin yanlış seçimler olduğunu, işe yarayan kaynakların nasıl elde edildiğini, bilginin bereket olduğunu ve bunlar gibi kendisini takip eden ve onun ışığından faydalanmak isteyen pek çok kişiye bu mirası bırakmıştır.

Ayrıca bize bıraktığı bazı belgeler mevcuttur. Bunlarla ilgili çalışmamız devam etmektedir. Zamanı gelince onlar da yayınlanacaktır.

Röportaj için teşekkür ederim.

-Ben teşekkür ederim..