"BİZ YETERSİZ DEĞİLİZ YETKİLİLER BİZDEN HABERSİZ"

Almila Tiyatro atölyesi Genel Sanat Yönetmeni Mahmut YILDIRIM ile sanat ve tiyatro hakkında bir söyleşi gerçekleştirdik; 'Aşırılık, oyun denen şeyin özüne aykırıdır

Almila Tiyatro atölyesi Genel Sanat Yönetmeni Mahmut YILDIRIM ile sanat ve tiyatro hakkında bir söyleşi gerçekleştirdik;

“Aşırılık, oyun denen şeyin özüne aykırıdır. Başlangıçta olduğu gibi bugün de tiyatronun amacı, bir anlamda doğaya ayna tutmaktır; erdeme kendi yüzünü, kusura, camdaki hayalini ve tümüyle çağın toplumuna kendi biçim ve kalıbını göstermektir” der William Shakespeare…

Bugün sanata ve tiyatroya aşık, kendini her şeyiyle bu değerlere adayan, yazdığı üç oyununun Fransa’daki Türk okullarında sahnelenen, 200 kez sahne alan değerli hocam Mahmut Yıldırım ile tiyatroyu konuştuk.

Kendisi aynı zamanda Almila Tiyatro Atölyesi Genel Sanat Yönetmeni…

Sanatın asli değerinin anlaşılmamasından muzdarip olan Yıldırım, kendi memleketi olan Elazığ’ı terk etmesinin altında yatan en önemli sebeplerden birinin, Elazığ’da üvey evlat muamelesi görmüş olmasından kaynaklı bir durum olduğunu beyan etti.

Değerli hocam Mahmut Yıldırım’ı dinlerken sanatın hiçleştirilmesine ve önem verilmemesine oldukça üzüldüm.

Yetkililerin sanata ve sanatçıya gerekli desteği vermelerini, sanatın, Türk milleti için ne denli büyük bir öneme sahip olduğunu fark etmelerini ümit ediyorum…

Mahmut Yıldırım röportajı sizlerle…

Soru1) 2011 yılında Almila Tiyatro Atölyesini kurdunuz. Sizi bu girişime iten en önemli etken neydi?

-Elazığ’da sanat adına bir faaliyet olmadığından, sahneye çıkaracağımız ekip yokluğundan ötürü Almila Tiyatro Atölyesini kurmak zorunda kaldık.

Soru2) Almila Tiyatro Atölyesini küçük bir çay ocağında kurdunuz. Şuanda ise atölye, Doğu Anadolu Bölgesi’nde patentli bir tiyatro markası oldu. İsmi nerden esinlendiniz?

-Almila Göktürk sözlüğünde “savaşçı güzel kızlara” verilen isimdir. Aynı zamanda “Kızılelma” demektir. Aslında orijinal ismi Almula olarak yazılır. Almula Alangoya… Bizler yeni Türkçemize uygun olması sebebiyle Almila olarak belirledik.

“YAZMIŞ OLDUĞUM ÜÇ OYUN FRANSA’DAKİ TÜRK OKULLARINDA SAHNELENDİ.”



Soru3) 2013 yılından bu yana sanatsal festivallerin yapılmamasından yakındınız. Siteminizi detaylıca dinleyebilir miyiz?

-Sanatsal anlamda Elazığ’ı 81 ilin içinden bir sıraya koymak istersem 77 veya 78. sıraya koyabilirim. O da diğer illerde salon olmadığından ötürü… Yoksa 81. sırada derim. Elazığ çoğu yerde medeniyet ve tarih şehri olarak tabelaları yazılmıştır fakat sanatsal anlamda eksilerdedir.

Biz 12 senedir sahnelerdeyiz ve bizi sadece Elazığ’daki kurumlar tanımıyor. Diğer şehirlerdeki herkes bizi bilir ve konuşur. Yazmış olduğum 3 oyun Fransa’daki Türk okullarında sahnelendi.

Yurdun dört bir yanındaki festivallere baktığımız zaman şehirleri geçtim artık ilçeler bile sanatsal kültürel festivaller yapmaktadır. Elazığ’da ise 3 tiyatro festivali yapıldı ve sırf masraf içeriyor diye artık yapılmamaya başlandı.

Bizler Elazığ’ın her sokak ve caddesinde 5 bölümlük “Meçhul” adlı diziyi çektik. Bir sorun bakalım… Belediye Başkanı’nın, Valinin veya Miletvekilleri’nin bu durumdan haberleri var mı?

Desteği geçtim bir kez gelip teşekkür dahi etmediler. Fakat biliyorum, dışarıdan gelseydik bazıları gibi? Elazığ’a film yapacağız diye kaç kere bu şehri dolandırdılar. Binlerce lira alıp gittiler. Biz dürüstlüğümüzü kaybetmedik ama dürüstlükten kaybettik. Sadece sanat yapmak isterken en kötü bizler olduk. Bizler varken dışarıdan ekipler geldi, çuvalla paraları alıp gittiler. Tabi çok tatlı geldi bu işler. Tatlı gelmeye de devam etsin. Elazığ’da, Elazığlı sanatçı kalmadı zaten. Mutlu olsunlar…

“BİZ ELAZIĞ’DA ÜVEY EVLAT MUAMELESİ GÖRMEK İSTEMİYORUZ.”



Soru4) Elazığ’da 200 defa sahne alan ve Milli Eğitim Bakanlığından uzman bir eğitmensiniz. Lakin şuan Elazığ’ın dışındasınız. Çıkıp gittiniz… Ciddi anlamda bir kırılma ve darılma söz konusu muydu?

-Kırılma tabiî ki var. Bizler bu şehrin sanatına defalarca talip olduk. Bize belediye tiyatrosunu verin, destek verin, bakın neler yapıyor bu gençler sadece izleyin dedik.

Yok efendim bizlerden kat kat daha düşük ve amatör ekiplere verilecek binlerce lira varken Elazığ gençlerini kim ne yapsın?

Aynı oyunu biz oynarız, umursamazlar. Dışarıdan gelen ekiplere ise her şey bal börek…

Hiç unutmam bir kadın oyuncu getirmişlerdi. Salonda ilk üç sıra protokolden oluşuyordu. Oynanan oyun ise ortaokul müsamerelerinden daha amatördü. Ama dışarıdan gelmişti, değerliydi…

Bizler şimdiye dek 200 kez sahne aldık, bir protokolü getirene kadar akla karayı seçiyoruz ki zaten hiç gelmediler.

Sadece ben değil onlarca yazar, oyuncu ve yönetmen artık Elazığ’da değiller, terk ettiler. Hepsine sorun tek neden, bizler üvey çocuğuz Elazığ’da… Biz Elazığ’da üvey evlat muamelesi görmek istemiyoruz. Çünkü burası bizim memleketimiz.

İki şarkıcı çıkarmak, konser verdirmek festival zannediliyor. Salçalı köftenin festivali, peynirli ekmeğin festivali yapılıyor. Bizlerden ise salon ücreti alınır hatta vermezseniz sahneye çıkartmayız denilir fakat salçalı köftenin festivaline eminim ki 200 binden fazla ücret harcanmıştır.

Soru5) İnanmış olduğum bir gerçek var. Sanat özgür olduğu ve baskıcı yöntemlerden etkilenmediği sürece sanattır. Sizce sanata karşı bir sert duruş mu var?

-Sert duruşu geçtim duruş yok. En profesyonelce oyunları sahneliyoruz. En iyi çocuk oyunlarını, en iyi Hacivat Karagöz oyunlarını oynuyoruz, dizi çekiyoruz. Kamu spotu çekiyoruz, TRT’de oynuyoruz ama halen bize kendinizi ispatlayın deniliyor.



Soru6) Acaba sizleri yetersiz mi görüyorlar?

-Yetersiz değil, bizlerden bihaberler. Bakın Elazığ’da 7-8 tiyatro ekibi vardı. Bunlar yılda 25 oyun sahne alırlardı ve onlardan bile haberleri yoktu. Çünkü şehre hizmetin çiçek ekmek, kaldırım yapmak, duvar boyamak olduğunu sanıyorlar. Sanat sadece boş yere harcanan para…

Soru7) Elazığ’da tiyatronun ayakta kalabilmesi ve sanat meşalelerinin devamlı olarak etrafı aydınlatabilmesi adına yetkililere iletmek istediğiniz bir mesaj var mı?

-Biz bugüne kadar bir destek görmedik, ne diyeyim ki? Ayağımıza çelme takmasınlar yeter…

Röportaj için teşekkür ederim…

-Ben teşekkür ederim, sağ olun…