DÜNYA ÇEVRE GÜNÜ
Çevre, belli bir yaşam ortamında canlıların yaşamı üzerinde etkili olan fiziksel, kimyasal ve biotik faktörlerin bütünlüğüdür
Diğer basit bir ifadeyle yaşadığımız ortama çevre deriz.
Hava, su ve toprak bileşenleri çevrenin fiziksel unsurları; insan, hayvan, bitki ve diğer mikroorganizmalar ise biyolojik unsurları teşkil eder.
1972 yılında İsveç’in Stockholm kentinde yapılan Birleşmiş Milletler Çevre Konferansında 5 Haziran günü Çevre Koruma Günü ilan etmiştir.
Günümüze bakınca çevre sorunlarının en önemlisi su, hava ve toprak kirlenmesidir.
Yapılan araştırmalara göre çevre kirliliğinin yüzde ellisi son 35 yılda meydana gelmiştir. Bu demektir ki çevreye olan bakış açımız oldukça körelmiştir.
Düşünüyorum kendimce; yaşayan biz, oksijeni tüketen biz, bir problem olursa birincil dereceden rahatsız olacak biz, zehirlenen ve acı çeken yine biz… Bunu kendi kendimize, kendi ellerimizle yapıyoruz.
Çevre kirliliği için bilindik çözümleri sıralamam gerekirse;
-Ev ve iş yerlerinde su, kâğıt ve elektrik tüketimi bilinçlice yapılmalı
-Çöpler kesinlikle çevreye atılmamalı
-Yeşil alanların artması için ağaç dikilmeli
-Orman tahribatı önlenmeli
-Ozon tabakasına zarar verecek kimyasal maddeler kullanılmalı
Bilindik önlemleri bile yapabilirsek büyük bir yol kat etmiş olacağız. Her zaman bilinçli ve tutarlı bir ülke olmamız gerekir ki çevreyi, yaşadığımız alanı temiz tutabilelim.
Birde bu hususun bazı sonuçlarına değinmek istiyorum.
Denizlere her yıl atılan çöp miktarı 6 milyon kilogramdan fazla ve çoğu, deniz için zararlıdır.
Şuan dünya üzerinde 500 milyondan fazla araç kullanılmakta ve bu sayı önümüzdeki yıllarda bir milyarın üstünü görecektir. Araçlardan kaynaklı çevre kirliliği de haliyle iki katına çıkacaktır.
Hava kirliliğinin en yüksek olduğu ülke Çin’de, nefes alımındaki akciğer kanseri riski, günde bir paket sigara içmekle hemen hemen eşdeğerdir.
Çevre kirliliğinden dolayı İngiliz nehirlerindeki balıkların yaklaşık üçte birinin cinsiyeti değişmiştir.
Hindistan’da her gün binlerce çocuk kirli suların sebep olduğu hastalıklar yüzünden ölmektedir.
Son olarak araştırmalara göre dünya üzerinde her sekiz ölümden biri çevre kirliliği ile alakalıdır.
Doğanın korunması, yapılan tahribatların engellenmesi artık zaruri bir durum haline gelmiştir. Gelecek nesillere iyi bir çevre bırakmak, yaşayan her bireyin boynunun borcu olmalıdır. Dünya herkesin ortak yaşam alanıdır. Korumak adına herkes, bilinçli bir şekilde elinden geleni yapmanın zorunluluğunu taşımaktadır.
Dünyaya daha temiz ve yaşanabilir bir çevre bırakabilmek dileğiyle…