O, mavi gözlü bir devdi... O, Nazım Hikmet...
'O mavi gözlü bir devdi
Minnacık bir kadın sevdi.
Kadının hayali minnacık bir evdi,
Bahçesinde ebruli,
Hanımeli açan bir ev!”
Bugün günlerden “Nazım Hikmet”, Mavi Gözlü Dev!
15 Ocak 1902; Selanik’te dünyaya geldi.
Türk şair ve yazar!
Siyasi düşünceleri yüzünden defalarca tutuklandı. Yaşamının büyük bir bölümü ya hapishanede ya da sürgünde geçti.
Şiirleri elliden fazla dile çevrildi. Birçok ödül aldı.
“Memleket, memleketim…” derken, 3 Haziran 1963’te hayata gözlerini yumdu.
Ve o tarihlerde Türk vatandaşlığından çıkarılmıştı…
Yasaklı olduğu yıllarda Orhan Selim, Ahmet Oğuz, Mümtaz Osman ve Ercüment Er, adlarını da kullandı.
Birçok eseri farklı isimler de yayınlandı. “İt Ürür Kervan Yürür” kitabı bunların en büyük örneklerinden bir tanesidir. Bu eseri Orhan Selim imzası ile çıkmıştır.
Gazete köşe yazılarının çoğu da farklı isimde yayınlanırken, birçok tiyatro oyununu da farklı isimde yönetmiştir.
Türkiye’de serbest nazımın ilk uygulayıcısı ve çağdaş Türk şiirinin en önemli isimlerindendir.
O, 20.Yüzyılın en gözde şairleri arasında gösterilmektedir!
Hayatı çok zor geçti, hem de çok zor.
Şiirlerini okuduğunuzda Nazım Hikmet’i tanımasanız da sanki bir zamanlar Taksim’de birlikte çay içip sohbet etmiş gibi hissediyorsunuz.
Ruhunu kalemine o kadar güzel yansıtmış ki satırlarını okumadan bunu sizlere anlatmam imkânsız.
O gerçek bir devdi…
Mavi gözlü dev!
Hep derdim ve yine diyorum; “Nazım Hikmet, senin gibisi gelmedi ve gelmeyecek!”
En çok sevilen sendin, en çok üzülen sen oldun! Kıymetini bilmediler!
Keşke, keşke…
“Karlı kayın ormanında
Yürüyorum geceleyin.
Efkârlıyım, efkârlıyım,
Elini ver, nerde elin?
Ay ışığı renginde kar,
Keçe çizmelerim ağır.
İçimde çalınan ıslık
Beni nereye çağırır?
Memleket mi yıldızlar mı?
Gençliğim mi daha uzak?
Kayınların arasında
Bir pencere, sarı sıcak”
Kulaklarınızda Zülfü Livaneli.
Bilir miydiniz ki bu satırların sahibi Nazım Hikmet!
Ruhun şad olsun…