Seni bekliyorum; kalbim, azimle kaynayan umut pınarı…
Sorgulamadıkça, önce popüler kültürün, sonra dijitalin oyuncağı olan kalabalığın dışında bekliyorum. Dünya, sorgulamayanlar için ağır hüzünlü bir bekleme odası yalnızlığı… Beklemekle, bekleme yapmak arasındaki farkı dahi kavrayamayan bilinç yoksunlarının gürültüsünden sıyrıl diye, cesur bir gayretle aktım, geçtim bunca yolu. Ticari hesaplardan bağımsız, Hazreti Osman ahlakını kulağıma küpeleyen bir iyilikle, geleceğin inşasının gönüllüsü oldum.
Yaşadığı çevreye, ailesine, arkadaşlarına, milletine, devletine ve insanlığa değer katan, paylaşmayı yokluk değil, bolluk; nezaketi zayıflık değil, olgunluk bilen, yenilikçi, özgün fikirler üretme cesaretine sahip, özgürlüğün sorumluluğunu taşıyabilen gençlik enerjimizle, Dünya soluklansın diye, önce “Oku”. İlk emre kulak ver ki, yaşadığımız çağı doğru yorumla. Çocuk yaşta ilim ve hikmeti kavrayan, Hz. Yahya’nın gözleriyle oku. Farklı bakış açılarını eleştiri süzgecinden geçirirken, önce kendini bilmenin, doğruyu yanlıştan ayırt edebilmenin ve hepsinin üstünde hakikatin, hikmetin yolcusu ol.
Köklü değişimlerin öncüsü olmaktan, çağ açacak fikirler üretmekten korkma. İstiklal Marşı, “Korkma” diye başlayan bir milletin evladısın. Ataların Dünya’nın en cesurlarıydı. Fatih Sultan Mehmet’ten, Mustafa Kemal Atatürk’ten ve yedi kıtaya davetçi Hz Muhammet (SAV)’ den alacağın feyz ile arkadaşlık, kardeşlik, dostluk, akrabalık, evlilik, aile gibi değerlerimizi, hakikati, hikmeti insanlığın geleceğine taşıyacak sensin. Kalbimdeki umut pınarıyla temizlensin üstündeki Dünya tozları, o pınarla yeşersin içindeki umut tohumları.
Ne yazık ki, çocukların açlıktan, kadınların sevdikleri insanların şiddetinden öldüğü, alkol, madde, oyun, para, dijital bataklıklarında köle olan Dünya’da, değerlerine sımsıkı tutun. Sonra sadece Allah’a kul olan özgür ruhunla, medeniyeti adaletle yeniden inşa edebilmek için, yeryüzü coğrafyasına anlat.
Çünkü kelimelerin insanlığa ecza...
Sen, dünyaya aydınlık geleceksin.
Diğer yandan,
Sen, Dünya’ya aydınlık “gelecek”sin.
Seni bekliyorum, Genç! Bul beni.
Çünkü söyleyeceklerim bu kadar değil.
Sorgulamadıkça, önce popüler kültürün, sonra dijitalin oyuncağı olan kalabalığın dışında bekliyorum. Dünya, sorgulamayanlar için ağır hüzünlü bir bekleme odası yalnızlığı… Beklemekle, bekleme yapmak arasındaki farkı dahi kavrayamayan bilinç yoksunlarının gürültüsünden sıyrıl diye, cesur bir gayretle aktım, geçtim bunca yolu. Ticari hesaplardan bağımsız, Hazreti Osman ahlakını kulağıma küpeleyen bir iyilikle, geleceğin inşasının gönüllüsü oldum.
Yaşadığı çevreye, ailesine, arkadaşlarına, milletine, devletine ve insanlığa değer katan, paylaşmayı yokluk değil, bolluk; nezaketi zayıflık değil, olgunluk bilen, yenilikçi, özgün fikirler üretme cesaretine sahip, özgürlüğün sorumluluğunu taşıyabilen gençlik enerjimizle, Dünya soluklansın diye, önce “Oku”. İlk emre kulak ver ki, yaşadığımız çağı doğru yorumla. Çocuk yaşta ilim ve hikmeti kavrayan, Hz. Yahya’nın gözleriyle oku. Farklı bakış açılarını eleştiri süzgecinden geçirirken, önce kendini bilmenin, doğruyu yanlıştan ayırt edebilmenin ve hepsinin üstünde hakikatin, hikmetin yolcusu ol.
Köklü değişimlerin öncüsü olmaktan, çağ açacak fikirler üretmekten korkma. İstiklal Marşı, “Korkma” diye başlayan bir milletin evladısın. Ataların Dünya’nın en cesurlarıydı. Fatih Sultan Mehmet’ten, Mustafa Kemal Atatürk’ten ve yedi kıtaya davetçi Hz Muhammet (SAV)’ den alacağın feyz ile arkadaşlık, kardeşlik, dostluk, akrabalık, evlilik, aile gibi değerlerimizi, hakikati, hikmeti insanlığın geleceğine taşıyacak sensin. Kalbimdeki umut pınarıyla temizlensin üstündeki Dünya tozları, o pınarla yeşersin içindeki umut tohumları.
Ne yazık ki, çocukların açlıktan, kadınların sevdikleri insanların şiddetinden öldüğü, alkol, madde, oyun, para, dijital bataklıklarında köle olan Dünya’da, değerlerine sımsıkı tutun. Sonra sadece Allah’a kul olan özgür ruhunla, medeniyeti adaletle yeniden inşa edebilmek için, yeryüzü coğrafyasına anlat.
Çünkü kelimelerin insanlığa ecza...
Sen, dünyaya aydınlık geleceksin.
Diğer yandan,
Sen, Dünya’ya aydınlık “gelecek”sin.
Seni bekliyorum, Genç! Bul beni.
Çünkü söyleyeceklerim bu kadar değil.









