Ege Üniversitesi Hastanesi’nde muayene çıkmazı!.
Türkiye’nin en eski ve en önemli üniversite hastanelerinden biri hiç kuşkusuz Ege Üniversitesi Hastanesi… Yarım asrı geçkin süredir sağlık sektöründe önemli bir boşluğu dolduran aynı zamanda araştırma hastanesi statüsündeki eğitim merkezinde son yıllarda bir gariplikler oluyor…
Fiziki yapısı da yıpranan hastane, sadece ACİL bölümü yenilenirken, hastalar muayene sırası almakta, röntgen, ultrason çekimlerinde gün almakta aylarca uğraştırılıyor.
Bu hastanenin en önemli görevlerinden birisi olmasına rağmen bir ultrason çekimine 6 ay gün veriliyor…
Halbuki bu hastane, araştırma hastanesi olması hasebiyle diğer devlet hastanelerinin de yükünü hafifletmesi gerekirken, hastalara çıkarılan zorluklar güç geçtikçe artıyor…
Birebir yaşadığım, ya da eşimiz, dostumuzun yaşadıkları anlaşılır gibi değil… Muayene için 3 aya, ultrason veya benzeri çekimler için en az 6 ay gün verilirken, hastalar ve yakınları ne yapacaklarını şaşırmış durumdalar…
Düşünsenize, ya da kendinizi hasta ve hasta yakınlarının yerine koyun bir…
Uşak, Afyon veya Manisa’dan geldiniz, muayenenizi olduğunuz. Ultrason çekimi için 6 ay sonraya gün verildi…
Bu kadar uzun sürede ne yapacaksınız.. Hastalığınız ne olacak., nasıl bir süreç bekliyor sizi muallak…
Hastane bu konuda ne yapıyor peki…
500 TL verirseniz, bu 6 aylık süre 2 aya düşüyor..
Tanıdık, eş – dost devreye sokarsanız bir şekilde aynı gün bile çektirebiliyorsunuz..
Devlet kanalı ile yapılan şehir hastaneleri, adeta uzay istasyonlarını andırırken, koskoca Ege Üniversitesi Hastanesi’ne hastalara yapılan bu uygulama hem de 21. Yüzyılda reva mıdır?…
Üniversite hastaneleri neden devlet hastanelerinin yükünü azaltmıyor?
Ülkemizde pandemi sebebiyle yeni tip varyant ve her geçen gün iklimsel hastalıklar artıyor.
Devlet hastaneleri yoğun bir şekilde çalışırken. Üniversite hastaneleri bir katkı koyamıyor.
En küçük devlet hastanesi dahi polikliniği hasta sayısı ile üniversite hastanesinden fazla. Yataklı hasta ve ameliyatlarda sınıfta kalıyor.
Üniversite hastaneleri sadece döner sermayeden pay peşinde.
Sağlık il müdürlüğü bu konuda eli kolu bağlı. Önceki dönem Sağlık Bakanı sayın Recep Aktağ’ın projesi hayata geçseydi. Bugün üniversite hastaneleri Sağlık Bakanlığı bünyesinde çok daha fazla hizmet veriyor olacaktı.
Yani kısaca, üniversite hastaneleri Sağlık Bakanlığı’na devredilmeli.
Bunun başka bir yolunun olmadığı artık kaçınılmaz bir gerçek.
Türkiye’nin en eski ve en önemli üniversite hastanelerinden biri hiç kuşkusuz Ege Üniversitesi Hastanesi… Yarım asrı geçkin süredir sağlık sektöründe önemli bir boşluğu dolduran aynı zamanda araştırma hastanesi statüsündeki eğitim merkezinde son yıllarda bir gariplikler oluyor…Fiziki yapısı da yıpranan hastane, sadece ACİL bölümü yenilenirken, hastalar muayene sırası almakta, röntgen, ultrason çekimlerinde gün almakta aylarca uğraştırılıyor.
Bu hastanenin en önemli görevlerinden birisi olmasına rağmen bir ultrason çekimine 6 ay gün veriliyor…
Halbuki bu hastane, araştırma hastanesi olması hasebiyle diğer devlet hastanelerinin de yükünü hafifletmesi gerekirken, hastalara çıkarılan zorluklar güç geçtikçe artıyor…
Birebir yaşadığım, ya da eşimiz, dostumuzun yaşadıkları anlaşılır gibi değil… Muayene için 3 aya, ultrason veya benzeri çekimler için en az 6 ay gün verilirken, hastalar ve yakınları ne yapacaklarını şaşırmış durumdalar…
Düşünsenize, ya da kendinizi hasta ve hasta yakınlarının yerine koyun bir…
Uşak, Afyon veya Manisa’dan geldiniz, muayenenizi olduğunuz. Ultrason çekimi için 6 ay sonraya gün verildi…
Bu kadar uzun sürede ne yapacaksınız.. Hastalığınız ne olacak., nasıl bir süreç bekliyor sizi muallak…
Hastane bu konuda ne yapıyor peki…
500 TL verirseniz, bu 6 aylık süre 2 aya düşüyor..
Tanıdık, eş – dost devreye sokarsanız bir şekilde aynı gün bile çektirebiliyorsunuz..
Devlet kanalı ile yapılan şehir hastaneleri, adeta uzay istasyonlarını andırırken, koskoca Ege Üniversitesi Hastanesi’ne hastalara yapılan bu uygulama hem de 21. Yüzyılda reva mıdır?…
Üniversite hastaneleri neden devlet hastanelerinin yükünü azaltmıyor?
Ülkemizde pandemi sebebiyle yeni tip varyant ve her geçen gün iklimsel hastalıklar artıyor.
Devlet hastaneleri yoğun bir şekilde çalışırken. Üniversite hastaneleri bir katkı koyamıyor.
En küçük devlet hastanesi dahi polikliniği hasta sayısı ile üniversite hastanesinden fazla. Yataklı hasta ve ameliyatlarda sınıfta kalıyor.
Üniversite hastaneleri sadece döner sermayeden pay peşinde.
Sağlık il müdürlüğü bu konuda eli kolu bağlı. Önceki dönem Sağlık Bakanı sayın Recep Aktağ’ın projesi hayata geçseydi. Bugün üniversite hastaneleri Sağlık Bakanlığı bünyesinde çok daha fazla hizmet veriyor olacaktı.
Yani kısaca, üniversite hastaneleri Sağlık Bakanlığı’na devredilmeli.
Bunun başka bir yolunun olmadığı artık kaçınılmaz bir gerçek.





