Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Orta Doğu diplomasisinde kartların yeniden karıldığı kritik bir dönemde gündemi sarsacak açıklamalara imza attı. Türkiye-Mısır-Pakistan-Suudi Arabistan Dışişleri Bakanları Dördüncü Toplantısı vesilesiyle Mısır’ın başkenti Kahire’de bulunan Fidan, ABD ile İran arasında sağlanan mutabakatın ardından İsviçre’de başlayan teknik görüşmeleri yakından takip ettiklerini belirtti. Sürecin hassasiyetine dikkat çeken Bakan Fidan, diplomatik hamlelerin önündeki en büyük risklerden birinin bölgesel sabotaj ihtimali olduğunu vurguladı.
"Siyasi İrade Var Ancak Sabotaj Riski Masada"
İsviçre’deki teknik müzakerelerin başladığı gün ABD Başkanı Donald Trump’ın Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff ile de bir telefon görüşmesi gerçekleştirdiğini paylaşan Fidan, mutabakat zaptında 60 günlük süre içinde çözülmesi gereken ciddi başlıklar olduğunu hatırlattı. Yaptırımlar ve nükleer doğrulama gibi karmaşık teknik detayların zaman zaman tıkanmalara yol açabileceğini ifade eden Bakan, tarafların bu sorunların üstesinden gelebilecek bir siyasi iradeye sahip olduğuna inandığını belirtti. Ancak bu noktada çok önemli bir riskin altını çizen Fidan, her fırsatta süreci baltalamak için köşede bekleyen bir İsrail gerçeği olduğunu ve bu tür sabotaj girişimlerine karşı her zaman hazırlıklı olunması gerektiğini açıkça dile getirdi.
Kahire'de Çoklu Diplomasi Trafiği
Bakan Fidan’ın Mısır temasları sadece ABD-İran hattıyla sınırlı kalmadı. Kahire’de iki gündür yoğun bir diplomasi trafiği yürüten Fidan; Türkiye, Suudi Arabistan, Mısır ve ABD arasında gerçekleşen dörtlü zirvede Libya, Akdeniz ve Afrika gibi kritik bölgesel meselelerin masaya yatırıldığını ve verimli uzlaşmalara varıldığını aktardı. Bu temaslar kapsamında Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi tarafından da kabul edilen Fidan, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın mesajlarını Sisi’ye iletirken, oluşturulan bu dörtlü diplomatik formatın sahada yarattığı pozitif sonuçları doğrudan değerlendirme fırsatı bulduklarını söyledi. Mısırlı mevkidaşı Bedr Abdulati ile de iki ülke ilişkilerini güçlendirecek başbaşa bir görüşme gerçekleştirdi.
Bölgesel Geleceğe "Dışarıdan Dayatmasız" Vizyon
Bölgenin en büyük ve en yüksek kapasiteli aktörleri olan Türkiye, Suudi Arabistan, Mısır ve Pakistan'ın tarihi bir sorumluluk üstlendiğini belirten Hakan Fidan, bu dört ülkenin coğrafi ve siyasi gücüyle bölgenin güvenlik, siyaset ve ekonomi sorunlarına sahip çıktığını vurguladı. Uluslararası çabaları bölgedeki krizlerin çözümü için harekete geçirmeyi hedeflediklerini ifade eden Fidan, savaş sonrası yeni Orta Doğu düzeni için dışarıdan bir vizyonun dayatılmasına izin vermeyeceklerini, bölge ülkeleri olarak uluslararası iş birliğiyle kendi özgün gelecek vizyonlarını inşa etmek için kararlılıkla çalışacaklarını ilan etti.








