İzmir Kemal Paşa’da duyarlı bir vatandaşımızdan bize gelen görüntüler içler acısı…Gece sabaha kadar dozerler ormanı katlediyor… Hatta burası neresi biliyor musunuz?İl Başkan yardımcının villasının tamda yanı! Dünyamız, depremle mücadele ediyor, sellerle mücadele ediyor ama birileri hala rant peşinde.Bir durun, nefes alın –tabi alabilirseniz, çok yakında katlettiğiniz ormanlardan dolayı nefes de alamayacaksınız- bu neyin hırsı?Bir ağaç kesmek bir evladın canına kıymak kadar kötü…Neden bunu kimse görmüyor?Neden hala o koskoca iş makinalı ormanı katlederken kimse gelmiyor?Buradan yetkililere sesleniyorum lütfen bize bu konu hakkında bilgi verilsin.Atanan bürokratlar ve seçilmişlere iş düşmekte.Vatandaş kendi sitesinde bir orman ağacı kesemezken. Orman köylüleri ormanda eşek, at veya araçla odun kesip gittiğinde yakalanınca. Araç odun iş makinalarına el konulup ceza kesilirken. Bu kadar katı orman kanunları varken. Neden bu katliama kimse dur demiyor. Uydu görüntüleri mevcutNeden övülünüyor binlerce ağaç dikildiPeki kesilen yanan yüz binlerce ağaç ne oldu Gelin Kemalpaşa nın tarihçesine bir bakalım. Ecdat ne bırakmış bizler bizden sonra ne bırakacağız.
Kemalpaşa ilçesinin tarihteki adı, Yunanca’da gelin anlamına gelen “Nif” olmuştur. İlçenin bu adı almasında yaz kış yeşillikler içinde olması, özellikle bahar aylarında kiraz ve meyve ağaçlarının çiçek açması ile bir gelin görünümünü alması etkili olmuştur.İlçemiz Smryna (İzmir) Kenti ile İlydia (Sardes) arasında bir geçiş noktası olması nedeniyle antik çağlarda birçok yerleşime sahne olmuş, özellikle Bizans ve Osmanlı dönemlerinde dikkate değer boyutta iskan görmüştür.Kemalpaşa ve Çevresi, Saruhan Baba Sultan Kutbeit zamanında, Hacı Emet Bey tarafından fethedilerek Saruhanlı Beyliğine katılmıştır. Daha sonra I. Murat zamanında Osmanlılar tarafından fethedilmiştir.Evliya Çelebi, Seyahatnamesinde İlçemiz hakkında şu bilgiye yer vermiştir. “Kalesi yalçın bir kaya üzerinde, 5 köşeli, 2 kapılı, 200 adımlık içindeki ve altındaki kubbelerden akan soğuk sular vardır. İçinden elini uzatıp bir iki tas su çıkarmak mümkün değildir.”Kemalpaşa Merkez yerleşiminde yer alan Çarşı Camii kapısındaki taşın üzerinde ise “1306 sabahın hıfzı leyhinde (gece yarısı) yandı bu çarşı” diye yazdığından ilçenin 1890 yılında büyük bir yangın geçirdiği anlaşılmıştır.Nif yerleşimi, Saruhanlı Sancağına bağlı bir bucak iken 1900 yılında İzmir İline bağlanmış, 1901 yılında kaza olmuştur.16 Mayıs 1922 tarihinde Yunan işgaline uğrayan “Nif” şehri daha sonra 8 Eylül 1922 sabahı Savandağ Mevkiinde yapılan küçük bir çarpışmayı müteakip Türk askerleri tarafından saat 15:00’te kurtarılmış ve Hükümet Konağına Bayrağımız çekilmiştir. Büyük kurtarıcımız Atatürk 8 Eylül 1922 günü İlçemize gelmiş ve o zaman düşman karargahı olan bir dönem Askerlik Şubesi olarak kullanılan bina Kemalpaşa Belediyesi tarafından Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü olarak hizmet vermektedir. O güne kadar “Nif” olan ilçemizin adı, Ulu Önder Mustafa Kemal ATATÜRK’ ün ilçede konaklaması nedeniyle Cumhuriyetin ilanından sonra ilçemizin adı “Kemalpaşa” olarak değiştirilmiştir.
Kemalpaşa ilçesinin tarihteki adı, Yunanca’da gelin anlamına gelen “Nif” olmuştur. İlçenin bu adı almasında yaz kış yeşillikler içinde olması, özellikle bahar aylarında kiraz ve meyve ağaçlarının çiçek açması ile bir gelin görünümünü alması etkili olmuştur.İlçemiz Smryna (İzmir) Kenti ile İlydia (Sardes) arasında bir geçiş noktası olması nedeniyle antik çağlarda birçok yerleşime sahne olmuş, özellikle Bizans ve Osmanlı dönemlerinde dikkate değer boyutta iskan görmüştür.Kemalpaşa ve Çevresi, Saruhan Baba Sultan Kutbeit zamanında, Hacı Emet Bey tarafından fethedilerek Saruhanlı Beyliğine katılmıştır. Daha sonra I. Murat zamanında Osmanlılar tarafından fethedilmiştir.Evliya Çelebi, Seyahatnamesinde İlçemiz hakkında şu bilgiye yer vermiştir. “Kalesi yalçın bir kaya üzerinde, 5 köşeli, 2 kapılı, 200 adımlık içindeki ve altındaki kubbelerden akan soğuk sular vardır. İçinden elini uzatıp bir iki tas su çıkarmak mümkün değildir.”Kemalpaşa Merkez yerleşiminde yer alan Çarşı Camii kapısındaki taşın üzerinde ise “1306 sabahın hıfzı leyhinde (gece yarısı) yandı bu çarşı” diye yazdığından ilçenin 1890 yılında büyük bir yangın geçirdiği anlaşılmıştır.Nif yerleşimi, Saruhanlı Sancağına bağlı bir bucak iken 1900 yılında İzmir İline bağlanmış, 1901 yılında kaza olmuştur.16 Mayıs 1922 tarihinde Yunan işgaline uğrayan “Nif” şehri daha sonra 8 Eylül 1922 sabahı Savandağ Mevkiinde yapılan küçük bir çarpışmayı müteakip Türk askerleri tarafından saat 15:00’te kurtarılmış ve Hükümet Konağına Bayrağımız çekilmiştir. Büyük kurtarıcımız Atatürk 8 Eylül 1922 günü İlçemize gelmiş ve o zaman düşman karargahı olan bir dönem Askerlik Şubesi olarak kullanılan bina Kemalpaşa Belediyesi tarafından Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü olarak hizmet vermektedir. O güne kadar “Nif” olan ilçemizin adı, Ulu Önder Mustafa Kemal ATATÜRK’ ün ilçede konaklaması nedeniyle Cumhuriyetin ilanından sonra ilçemizin adı “Kemalpaşa” olarak değiştirilmiştir. 




