Değerli hocam Murat Bahadır Akkoyunlu Bey ile ikinci söyleşimiz… Birinci söyleşide kendisi oldukça önemli ve derin hususlara değinmişti.
Murat Bahadır Akkoyunlu, gelişen gelişmelere geniş pencereden bakarak, olayların giriş, gelişme ve sonuç bölümünü insanlara detaylı bir şekilde dile getirerek bilinçlendirmeyi ilke edinen bir Oğuz Türk’üdür. Geçen söyleşide de söylediğim gibi. Murat Bahadır Akkoyunlu Bey, dikkatle takip edilmeli, okunmalı ve dinlenmelidir. Anlattıklarından pay çıkarılmalıdır.
SORU1) Tahran Zirvesi’ni bir Siyaset Bilimci olarak nasıl yorumlamak istersiniz?
-Tahran Zirvesi olarak yapılmış olan toplantının resmi adı aslında Sadabat Toplantısıdır. Cumhuriyetin Kuruluşu sonrası Mustafa Kemal iki tane önemli paktı kurmanın teşebbüsü içindeydi. Biri Balkan Paktı diğeri ise Sadabat Paktı… Sadabat Paktı İslam dünyası ve Ortadoğu konusundaki ilk birlik çalışma çekirdeğini teşkil eder. Mustafa Kemal Türkiye, Irak, Afganistan ve İran arasında bir antlaşma kurdu. Buna Sadabat Paktı denir. Mustafa Kemal’in masonlar eliyle öldürülmesi her iki paktın da yarıda kalmasına sebep verdi. Bugün için Türkiye, Rusya ve İran resmi yönetiminin bu toplantıyı Sadabat Sarayında yapmış olması aslında Türkiye açısından kalındığı yerden devam etme anlamına gelir. Diğer adıyla Mustafa Kemal’i öldüren masonların amaçlarına tam anlamıyla ulaşamadıklarının bir nevi ilanıdır.
Bu toplantı ne için yapıldı? Suriye’de barışın tesisi konusunda yapılmış bir toplantıydı.
Hangi kararlar çıktı? 1)Suriye’nin bölünmesi engellenecek. Suriye’nin bütünlüğü korunacak. 2)Tüm Suriye halkının kendi illerinde, ilçelerinde, köylerinde, işlerinde güvenli bir şekilde çalışacak ve yaşayacak güvenli ortamı tesis esilmesi. 3)Gerçekleşecek serbest ve hür seçimlerde Suriye’nin resmi ve legal yönetiminin tesis edilmesi hedefi var.
ABD Suriye’ye girip petrol bölgesini işgal edip, buradaki petrolün gelirlerini PYD’ye tesis etti. Oraya silah satan şirketler, karşılığında Suriye’nin petrolünü alıp götürüyorlar. Sanıldığı gibi ABD PYD’ye silah hediye etti… Böyle değil olay. Bir kere ABD’nin silah fabrikası yok. Onların hepsi özel şirket fabrikaları…
Oraya gelen ABD askerleri ise bu silah şirketlerinin paralı askerleridir. Tahran Zirvesi’nde açık açık ABD’ye git dendi…
Tabi bu bir antlaşma. Kâğıda yazıldı ve imzalandı. Bunun uygulaması nasıl olacak, önemli olan o. Diplomatik olarak, masada Türkiye için başarılı bir sonuçtur.
Üç ülke Suriye’de oldukça etkin… İran Pers Gladyösü Esad’ın ordusu olarak yönetimde etkin. Rusya Esad yönetimini uçaklarıyla bombalama suretiyle Esad’ın desteğinde Suriye’nin yönetimini olduğu gibi şekillendirme gücüne sahip. Türkiye gücü ise, Suriye halkı Türkiye’nin yanında. Şu soru sorulmuyor? Beşar Esad, Suriye’nin lideri… Neden bir gün olsun ABD’ye git diyemedi? Ha dese ne olur ki? ABD’nin vereceği cevap “Hadi oradan, bacaksız” olurdu.
Bu sonuca nasıl gidilecek? Celabrus, El-Bab, İdlip gibi yerlerde ne olduysa o olacak. Ki biliyorsunuz oralarda 4 milyona yakın, yerinden yurdundan edilmiş Suriyeli, güvenlikli ortamda yaşama fırsatına kavuştu. Daha da yayılacak.
“RECEP TAYYİP ERDOĞANI DEVİRECEK ADAM BULAMIYORLAR.”
SORU2) Değerli hocam, sizin düşüncenize göre 6’lı masa ne yapıyor? Neyi planlıyor?
-Ben 6,5 buçukluk masa diyorum. Şu soruyu sormak istiyorum. HDP bu masada etkin mi değil mi? E etkin... O halde neden 7’li masa denmiyor. Çünkü bazı partilerin, mesela Meral Akşener’in partisinin HDP ile görülmesinden ötürü bu partiye oy verenler bu durumdan gıcık kapıyorlar, bunu istemiyorlar. Onlar da seçmen kaybı yaşanmaması adına gizli tutuyorlar. Bunun adını ne koyarsınız bilmiyorum ama tam bir siyasi sahtekârlık… Utanç verici bir durum…
6,5’luk ne yapmak istiyor? Bunların kendi iradeleri olmaz ki yapmak istedikleri bir şey olsun. Ne mi demek istiyorum? Bu ittifak ilk kurulduğunda hatırlayın, Meral Akşener’in televizyonlarda söylediği bir cümle vardı. Demişti ki İyi Parti’ye, Saadet Partisi’ne, HDP’ye ve Cumhuriyet Halk Partisi’ne, bu dört partiye çatı adayıyla girelim diye bir teklif geldi. İşte bu teklifi kimler getirdiyse bunlara, bu masayı da onlar kurdurdu. Yabancı bazı siyasi mühendislikler açıklama yapmışlardı. Recep Tayyip Erdoğan’ın karşısında bu ittifakı teşekkül ettirebilmek bizim için büyük başarı oldu.
Abdullah Gül bunların çatı adayıydı aslında. Yanlış bir bilgi var. Bu durumu Meral Akşener engelledi diyorlar. Hayır, Meral Akşener dünden hazırdı. Bunu, CHP’nin içinde bu çatı adayına karşı olan sesler engelledi. Başında da Muharrem İnce, Fikri Sağlar, İlhan Cihaner geliyor. Hatta Muharrem İnce, Abdullah Gül ve Recep Tayyip Erdoğan seçime girse ben Recep Tayyip Erdoğan’a oy veririm demişti. Dolayısıyla böyle bir mutabakat olmadığı için Abdullah Gül aday olmadığını söylemişti. Sonra da bildiğiniz gibi Muharrem İnce aday yapıldı ve kaybedildi.
İşin Türkçesi şu: Recep Tayyip Erdoğan’ı devirecek adam bulamıyorlar. İlk turda Recep Tayyip Erdoğan net kazanıyor. Bir şey daha söyleyeyim. Aslında yine umutları Abdullah Gül’de… İyi Parti’sinin yapmış olduğu korkunç bir hata var. Meral Akşener’in partisinden sözcü çıkıp dedi ki “Kemal Kılıçdaroğlu alevidir.” Ne demek bu ya? Üstelik itham tarzında yöneltti bu dediğini. Aslında Kemal Kılıçdaroğlu’nun aday olmasının önüne çekilmiş bir engel olarak öne sürdü İyi Parti Sözcüsü…
6’lı masadan bir çatı aday çıkmaz. Son umutları Abdullah Gül… Pensilvanya finoları da öyle düşünüyordu. Ve o zamanlar Abdullah Gül’e muhalif olan herkes CHP’den atıldı. Büyük ihtimalle, tek bir çatı adayıyla çıkarlarsa Abdullah Gül’ü aday yapacaklar. Kazanması bence mümkün değil.
SORU3) Küresel Çete günün birinde infaz edilir mi?
-Küresel Çete kıyamete kadar varlığını sürdürecektir. Bu kesindir. Küresel çetenin canına okuyacak güce sahip olan Horasan erenleri de kıyamete kadar bu yolu devam ettirecektir. Bizler seçeceğimiz tarafa göre değerimizi veya değersizliğimizi belirleyeceğiz. Yeryüzünde barışı temin etmek isteyen Horasan erenleri ile savaştan ve kandan beslenen, devletleri ve ulusları savaştıran küresel çetenin savaşıdır bu.
“LOZAN ANTLAŞMASININ GİZLİ MADDELERİ VAR YALANINA KİMSE İNANMASIN.”
SORU4: Çoğu kişinin aklını bulandıran soruyu sormak istiyorum. Lozan Antlaşmasının gizli maddeleri var mıdır? Ayrıca Lozan Antlaşması’nın bitiş tarihi söz konusu mudur? Yoksa süresiz bir antlaşma mıdır?
-Antlaşmanın gizli maddeleri var yalanına kimsenin inanmaması gerektir. Lozan Antlaşmasının maddeleri ortada ve apaçıktır. Süresi de yoktur. Lakin şu var. Güçlü olan oyunu bozar. Biz geçmişte Lozan Antlaşmasından doğan haklarımızı dahi koruyamayacak kadar acizdik. Adalar denizinin statüsünden tutun da Yunanistan’daki Türklerin durumuna varıncaya kadar, adaların silahsız olması gerçeğine kadar hepsi ihlal edildi. Demek istediğim şu: Lozan Antlaşmasının şartları çoktan ihlal edildi.
Şimdi keser döndü sap döndü, Türkiye güçlendi. İçindeki parazitleri ordusunun içinden büyük ölçüde temizledi. Lozan Antlaşmasından doğan hakların korunması konusunda Türkiye atağa geçti.
Bu antlaşmanın bir zaman sınırı da yoktur. Yüzüncü yıl tamamlandığında da hiç kimse size istiklal ve vatan hediye etmez. Özgürlük, bağımsızlık ve adalet, uğrunda savaşılarak elde edilen değerlerdir. Bu yalanı söyleyenlere inanmayın. Lozan, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin tescil tablosudur. Hezimet değil, hezeyandır. Lozan’da 12 Adalar, Musul- Kerkük müzakere edilmedi.12 Adalar Lozan’da verilmedi. Osmanlı yönetiminde Uşi Antlaşmasıyla İtalya’ya devredilmişti. Bu yalanlarla Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin varlığını itibarsızlaşmak isteyen Damat Ferit taraftarı, Türk ve Türkiye muhalifi kişilere aldanmamalıdır. Lozan’ın ne olduğunu anlayabilmek için Sevr Antlaşmasından Lozan’a bakmak gerekir. Ege’nin, Marmara’nın, Akdeniz’in, Karadeniz’in işgal edildiği durumdan Lozan Antlaşmasına bakmak gerekiyor.
“2024 SONLARINDA ENFLASYONUN %10 SEVİYELERİNE İNECEĞİNE EMİNİM.”
SORU5) Murat Hocam,Türkiye’de ekonomi sorunu kısa vadede düzelir mi?Tekrardan refah ve huzur seviyesinin yukarılarda olduğu döneme geri gelir mi?
Türkiye 2018 hatta 2019 yıllarındaki refah seviyesinden daha da yukarılara yükselebilir. Şöyle örnek vereyim. 2018-2019 yıllarında tek maaşlı bir bayan akrabam 250 bin kredi çekti ve o kredi ile bir daire satın aldı. O tek maaşıyla da o dairenin taksitini ödüyor. Bu günler geride kaldı. Sonra pandemi çıktı. Ondan sonra FED denilen küresel çetenin bankası dolar operasyonuyla Türkiye’nin dolarını 8,5 dan 17,5 seviyelerine fırlattırdı. Her şey pahalı hale geldi, enflasyon fırladı. Ekonomik tüm dengeler bozuldu. Türkiye bu duruma karşılık şöyle bir atak yaptı. Sıcak para politikasını bırakarak tasarruf, üretim, ihracat ve gerçekçi iktisat uygulamalarına yöneldi. Faizleri yükseltmiyor, faiz lobisi çıldırıyor. Üretken, üretmeye dayalı ekonomiye yöneldi. Bunun getirileri mutlaka olacaktır. 2024 yılında bu yönelimin sonuçlarını çok ciddi bir şekilde alabileceğimiz kanaatindeyim. 2024 sonlarında enflasyonun %10 seviyelere ineceğinden eminim.
Bugün resmi rakamlar %81 olarak açıklanıyor ama benim şahsen kendi evimin enflasyonu %110 veya 120… Ben orta gelirin altında bir aileyim ve benim mutfak temizlik malzemeleri, gıda malzemeleri, tükettiğim akaryakıt, kullandığım telefon ve elektrik benim temel giderlerim. Bunlarda enflasyon oranı ise %100’ün üzerinde, onu demeye çalışıyorum. Ben refah yıllarına değil de daha ilerisine gidebileceğimiz kanaatindeyim. Çünkü en son Soçi’de Putin-Erdoğan görüşmesinde henüz açıklanmadı ama Rusya’daki altı bankanın altın bankacılık prosödörünü hazırladık. Bu Türkiye’de de kurulacak. Yani altın bankacılık demek şu: Altın ve para bir mübadele aracı olarak devreye giriyor.
Biz ve diğer devletler, bize dayatılmış olan dolarizasyonu para aracı olmaktan çıkardığımız anda bütün dünyada refah sıçraması olacaktır. En önemli karalardan biri Soçi’de şöyle alındı. Türkiye Rusya’dan aldığı doğal gazın parasının bir miktarını Rusya’ya ruble olarak ödeyecek.
Türkiye ayrıca çok ciddi bir altın stoku yaptı. Yaklaşık 600 tona yakın altın stokumuz var. Altın bankacılığına geçilecek. Zaman içerisinde küresel çeteyi çıldırtan şeyler olacak. Yıllar önce Recep Tayyip Erdoğan İran, Çin, Rusya gibi ülkelere milli para cinsinde ticaret yapma teklifini sununca buna cesaret edememişlerdi. Ama şimdi mecburen bu istikamete yönelmek zorundalar. Bu durum da dolarizasyon gücünü kıracak demektir. Zaten Türkiye’nin tam bağımsız olma yolundaki en son engel bu dolarizasyondur. Dolayısıyla bu istikrar ile devam ettikçe daha da büyük bir refaha ve zenginliğe kavuşacağımız kanaatindeyim.
“BUGÜN BİR SEÇİM OLSA RECEP TAYYİP ERDOĞAN %55 İLE İLK TURDA BAŞKAN OLUR.”
SORU6) Son olarak 2023 seçimlerinde sonuç ne olursa Türkiye, küresel güç olma yolunda büyük bir kazanç sağlamış olur?
-Bugün için bir seçim olsa Recep Tayyip Erdoğan %55 ile kesin olarak ilk turdu başkan olur. Parlamentodaki durum ne olur? İster seçim şimdi olsun ister 2023 de olsun. Bu tamamen MHP ve AKP’nin çıkaracağı adaylarla bağlantılıdır. Eğer illerin şahsiyetli, onurlu, namuslu insanlarını aday yaparlarsa net söylüyorum 367’yi de geçerler. Lakin mevcut adaylarla girerlerse Ak Parti’nin başarı sağlayabilmesi çok müşkül görünüyor.
Eğer Recep Tayyip Erdoğan seçimi kaybederse ne olur? 6’lı masa Türkiye’yi talimat aldığı Pensilvanya üzeri, küresel çete madrabazlarının inisiyatifiyle Türkiye’yi 1918 yılına döndürürler. Ege bölgesinde İzmir’in İyonya olarak ayrı bir bölge olması ve ayrı bir para biriminin olup Avrupa Birliğine üye edilmesi tezleri CHP milletvekilleri ve belediye başkanları tarafından dile getiriliyor. Trabzon, Kuzey Karadeniz’in Pontus devletinin kendine yer edinmesi Yunanistan’daki Pontus Cemiyeti’nin açıklamalarıyla ortadadır. Güney Anadolu da özel ve özerk yönetim çabası bir diğer strateji ayağıdır. Dolayısıyla İngiliz mandacılığını kabul eden, istiklal ve bağımsızlığından ödün veren 1918 yılındaki Damat Ferit’in düşüncesine dönülmüş olur. Kuvay-ı milliye ruhu yok edilmiş olur.
Murat Bahadır Akkoyunlu, gelişen gelişmelere geniş pencereden bakarak, olayların giriş, gelişme ve sonuç bölümünü insanlara detaylı bir şekilde dile getirerek bilinçlendirmeyi ilke edinen bir Oğuz Türk’üdür. Geçen söyleşide de söylediğim gibi. Murat Bahadır Akkoyunlu Bey, dikkatle takip edilmeli, okunmalı ve dinlenmelidir. Anlattıklarından pay çıkarılmalıdır.
SORU1) Tahran Zirvesi’ni bir Siyaset Bilimci olarak nasıl yorumlamak istersiniz?
-Tahran Zirvesi olarak yapılmış olan toplantının resmi adı aslında Sadabat Toplantısıdır. Cumhuriyetin Kuruluşu sonrası Mustafa Kemal iki tane önemli paktı kurmanın teşebbüsü içindeydi. Biri Balkan Paktı diğeri ise Sadabat Paktı… Sadabat Paktı İslam dünyası ve Ortadoğu konusundaki ilk birlik çalışma çekirdeğini teşkil eder. Mustafa Kemal Türkiye, Irak, Afganistan ve İran arasında bir antlaşma kurdu. Buna Sadabat Paktı denir. Mustafa Kemal’in masonlar eliyle öldürülmesi her iki paktın da yarıda kalmasına sebep verdi. Bugün için Türkiye, Rusya ve İran resmi yönetiminin bu toplantıyı Sadabat Sarayında yapmış olması aslında Türkiye açısından kalındığı yerden devam etme anlamına gelir. Diğer adıyla Mustafa Kemal’i öldüren masonların amaçlarına tam anlamıyla ulaşamadıklarının bir nevi ilanıdır.
Bu toplantı ne için yapıldı? Suriye’de barışın tesisi konusunda yapılmış bir toplantıydı.
Hangi kararlar çıktı? 1)Suriye’nin bölünmesi engellenecek. Suriye’nin bütünlüğü korunacak. 2)Tüm Suriye halkının kendi illerinde, ilçelerinde, köylerinde, işlerinde güvenli bir şekilde çalışacak ve yaşayacak güvenli ortamı tesis esilmesi. 3)Gerçekleşecek serbest ve hür seçimlerde Suriye’nin resmi ve legal yönetiminin tesis edilmesi hedefi var.
ABD Suriye’ye girip petrol bölgesini işgal edip, buradaki petrolün gelirlerini PYD’ye tesis etti. Oraya silah satan şirketler, karşılığında Suriye’nin petrolünü alıp götürüyorlar. Sanıldığı gibi ABD PYD’ye silah hediye etti… Böyle değil olay. Bir kere ABD’nin silah fabrikası yok. Onların hepsi özel şirket fabrikaları…
Oraya gelen ABD askerleri ise bu silah şirketlerinin paralı askerleridir. Tahran Zirvesi’nde açık açık ABD’ye git dendi…
Tabi bu bir antlaşma. Kâğıda yazıldı ve imzalandı. Bunun uygulaması nasıl olacak, önemli olan o. Diplomatik olarak, masada Türkiye için başarılı bir sonuçtur.
Üç ülke Suriye’de oldukça etkin… İran Pers Gladyösü Esad’ın ordusu olarak yönetimde etkin. Rusya Esad yönetimini uçaklarıyla bombalama suretiyle Esad’ın desteğinde Suriye’nin yönetimini olduğu gibi şekillendirme gücüne sahip. Türkiye gücü ise, Suriye halkı Türkiye’nin yanında. Şu soru sorulmuyor? Beşar Esad, Suriye’nin lideri… Neden bir gün olsun ABD’ye git diyemedi? Ha dese ne olur ki? ABD’nin vereceği cevap “Hadi oradan, bacaksız” olurdu.
Bu sonuca nasıl gidilecek? Celabrus, El-Bab, İdlip gibi yerlerde ne olduysa o olacak. Ki biliyorsunuz oralarda 4 milyona yakın, yerinden yurdundan edilmiş Suriyeli, güvenlikli ortamda yaşama fırsatına kavuştu. Daha da yayılacak.
“RECEP TAYYİP ERDOĞANI DEVİRECEK ADAM BULAMIYORLAR.”
SORU2) Değerli hocam, sizin düşüncenize göre 6’lı masa ne yapıyor? Neyi planlıyor?
-Ben 6,5 buçukluk masa diyorum. Şu soruyu sormak istiyorum. HDP bu masada etkin mi değil mi? E etkin... O halde neden 7’li masa denmiyor. Çünkü bazı partilerin, mesela Meral Akşener’in partisinin HDP ile görülmesinden ötürü bu partiye oy verenler bu durumdan gıcık kapıyorlar, bunu istemiyorlar. Onlar da seçmen kaybı yaşanmaması adına gizli tutuyorlar. Bunun adını ne koyarsınız bilmiyorum ama tam bir siyasi sahtekârlık… Utanç verici bir durum…
6,5’luk ne yapmak istiyor? Bunların kendi iradeleri olmaz ki yapmak istedikleri bir şey olsun. Ne mi demek istiyorum? Bu ittifak ilk kurulduğunda hatırlayın, Meral Akşener’in televizyonlarda söylediği bir cümle vardı. Demişti ki İyi Parti’ye, Saadet Partisi’ne, HDP’ye ve Cumhuriyet Halk Partisi’ne, bu dört partiye çatı adayıyla girelim diye bir teklif geldi. İşte bu teklifi kimler getirdiyse bunlara, bu masayı da onlar kurdurdu. Yabancı bazı siyasi mühendislikler açıklama yapmışlardı. Recep Tayyip Erdoğan’ın karşısında bu ittifakı teşekkül ettirebilmek bizim için büyük başarı oldu.
Abdullah Gül bunların çatı adayıydı aslında. Yanlış bir bilgi var. Bu durumu Meral Akşener engelledi diyorlar. Hayır, Meral Akşener dünden hazırdı. Bunu, CHP’nin içinde bu çatı adayına karşı olan sesler engelledi. Başında da Muharrem İnce, Fikri Sağlar, İlhan Cihaner geliyor. Hatta Muharrem İnce, Abdullah Gül ve Recep Tayyip Erdoğan seçime girse ben Recep Tayyip Erdoğan’a oy veririm demişti. Dolayısıyla böyle bir mutabakat olmadığı için Abdullah Gül aday olmadığını söylemişti. Sonra da bildiğiniz gibi Muharrem İnce aday yapıldı ve kaybedildi.
İşin Türkçesi şu: Recep Tayyip Erdoğan’ı devirecek adam bulamıyorlar. İlk turda Recep Tayyip Erdoğan net kazanıyor. Bir şey daha söyleyeyim. Aslında yine umutları Abdullah Gül’de… İyi Parti’sinin yapmış olduğu korkunç bir hata var. Meral Akşener’in partisinden sözcü çıkıp dedi ki “Kemal Kılıçdaroğlu alevidir.” Ne demek bu ya? Üstelik itham tarzında yöneltti bu dediğini. Aslında Kemal Kılıçdaroğlu’nun aday olmasının önüne çekilmiş bir engel olarak öne sürdü İyi Parti Sözcüsü…
6’lı masadan bir çatı aday çıkmaz. Son umutları Abdullah Gül… Pensilvanya finoları da öyle düşünüyordu. Ve o zamanlar Abdullah Gül’e muhalif olan herkes CHP’den atıldı. Büyük ihtimalle, tek bir çatı adayıyla çıkarlarsa Abdullah Gül’ü aday yapacaklar. Kazanması bence mümkün değil.
SORU3) Küresel Çete günün birinde infaz edilir mi?
-Küresel Çete kıyamete kadar varlığını sürdürecektir. Bu kesindir. Küresel çetenin canına okuyacak güce sahip olan Horasan erenleri de kıyamete kadar bu yolu devam ettirecektir. Bizler seçeceğimiz tarafa göre değerimizi veya değersizliğimizi belirleyeceğiz. Yeryüzünde barışı temin etmek isteyen Horasan erenleri ile savaştan ve kandan beslenen, devletleri ve ulusları savaştıran küresel çetenin savaşıdır bu.
“LOZAN ANTLAŞMASININ GİZLİ MADDELERİ VAR YALANINA KİMSE İNANMASIN.”
SORU4: Çoğu kişinin aklını bulandıran soruyu sormak istiyorum. Lozan Antlaşmasının gizli maddeleri var mıdır? Ayrıca Lozan Antlaşması’nın bitiş tarihi söz konusu mudur? Yoksa süresiz bir antlaşma mıdır?
-Antlaşmanın gizli maddeleri var yalanına kimsenin inanmaması gerektir. Lozan Antlaşmasının maddeleri ortada ve apaçıktır. Süresi de yoktur. Lakin şu var. Güçlü olan oyunu bozar. Biz geçmişte Lozan Antlaşmasından doğan haklarımızı dahi koruyamayacak kadar acizdik. Adalar denizinin statüsünden tutun da Yunanistan’daki Türklerin durumuna varıncaya kadar, adaların silahsız olması gerçeğine kadar hepsi ihlal edildi. Demek istediğim şu: Lozan Antlaşmasının şartları çoktan ihlal edildi.
Şimdi keser döndü sap döndü, Türkiye güçlendi. İçindeki parazitleri ordusunun içinden büyük ölçüde temizledi. Lozan Antlaşmasından doğan hakların korunması konusunda Türkiye atağa geçti.
Bu antlaşmanın bir zaman sınırı da yoktur. Yüzüncü yıl tamamlandığında da hiç kimse size istiklal ve vatan hediye etmez. Özgürlük, bağımsızlık ve adalet, uğrunda savaşılarak elde edilen değerlerdir. Bu yalanı söyleyenlere inanmayın. Lozan, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin tescil tablosudur. Hezimet değil, hezeyandır. Lozan’da 12 Adalar, Musul- Kerkük müzakere edilmedi.12 Adalar Lozan’da verilmedi. Osmanlı yönetiminde Uşi Antlaşmasıyla İtalya’ya devredilmişti. Bu yalanlarla Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin varlığını itibarsızlaşmak isteyen Damat Ferit taraftarı, Türk ve Türkiye muhalifi kişilere aldanmamalıdır. Lozan’ın ne olduğunu anlayabilmek için Sevr Antlaşmasından Lozan’a bakmak gerekir. Ege’nin, Marmara’nın, Akdeniz’in, Karadeniz’in işgal edildiği durumdan Lozan Antlaşmasına bakmak gerekiyor.
“2024 SONLARINDA ENFLASYONUN %10 SEVİYELERİNE İNECEĞİNE EMİNİM.”
SORU5) Murat Hocam,Türkiye’de ekonomi sorunu kısa vadede düzelir mi?Tekrardan refah ve huzur seviyesinin yukarılarda olduğu döneme geri gelir mi?
Türkiye 2018 hatta 2019 yıllarındaki refah seviyesinden daha da yukarılara yükselebilir. Şöyle örnek vereyim. 2018-2019 yıllarında tek maaşlı bir bayan akrabam 250 bin kredi çekti ve o kredi ile bir daire satın aldı. O tek maaşıyla da o dairenin taksitini ödüyor. Bu günler geride kaldı. Sonra pandemi çıktı. Ondan sonra FED denilen küresel çetenin bankası dolar operasyonuyla Türkiye’nin dolarını 8,5 dan 17,5 seviyelerine fırlattırdı. Her şey pahalı hale geldi, enflasyon fırladı. Ekonomik tüm dengeler bozuldu. Türkiye bu duruma karşılık şöyle bir atak yaptı. Sıcak para politikasını bırakarak tasarruf, üretim, ihracat ve gerçekçi iktisat uygulamalarına yöneldi. Faizleri yükseltmiyor, faiz lobisi çıldırıyor. Üretken, üretmeye dayalı ekonomiye yöneldi. Bunun getirileri mutlaka olacaktır. 2024 yılında bu yönelimin sonuçlarını çok ciddi bir şekilde alabileceğimiz kanaatindeyim. 2024 sonlarında enflasyonun %10 seviyelere ineceğinden eminim.
Bugün resmi rakamlar %81 olarak açıklanıyor ama benim şahsen kendi evimin enflasyonu %110 veya 120… Ben orta gelirin altında bir aileyim ve benim mutfak temizlik malzemeleri, gıda malzemeleri, tükettiğim akaryakıt, kullandığım telefon ve elektrik benim temel giderlerim. Bunlarda enflasyon oranı ise %100’ün üzerinde, onu demeye çalışıyorum. Ben refah yıllarına değil de daha ilerisine gidebileceğimiz kanaatindeyim. Çünkü en son Soçi’de Putin-Erdoğan görüşmesinde henüz açıklanmadı ama Rusya’daki altı bankanın altın bankacılık prosödörünü hazırladık. Bu Türkiye’de de kurulacak. Yani altın bankacılık demek şu: Altın ve para bir mübadele aracı olarak devreye giriyor.
Biz ve diğer devletler, bize dayatılmış olan dolarizasyonu para aracı olmaktan çıkardığımız anda bütün dünyada refah sıçraması olacaktır. En önemli karalardan biri Soçi’de şöyle alındı. Türkiye Rusya’dan aldığı doğal gazın parasının bir miktarını Rusya’ya ruble olarak ödeyecek.
Türkiye ayrıca çok ciddi bir altın stoku yaptı. Yaklaşık 600 tona yakın altın stokumuz var. Altın bankacılığına geçilecek. Zaman içerisinde küresel çeteyi çıldırtan şeyler olacak. Yıllar önce Recep Tayyip Erdoğan İran, Çin, Rusya gibi ülkelere milli para cinsinde ticaret yapma teklifini sununca buna cesaret edememişlerdi. Ama şimdi mecburen bu istikamete yönelmek zorundalar. Bu durum da dolarizasyon gücünü kıracak demektir. Zaten Türkiye’nin tam bağımsız olma yolundaki en son engel bu dolarizasyondur. Dolayısıyla bu istikrar ile devam ettikçe daha da büyük bir refaha ve zenginliğe kavuşacağımız kanaatindeyim.
“BUGÜN BİR SEÇİM OLSA RECEP TAYYİP ERDOĞAN %55 İLE İLK TURDA BAŞKAN OLUR.”
SORU6) Son olarak 2023 seçimlerinde sonuç ne olursa Türkiye, küresel güç olma yolunda büyük bir kazanç sağlamış olur?
-Bugün için bir seçim olsa Recep Tayyip Erdoğan %55 ile kesin olarak ilk turdu başkan olur. Parlamentodaki durum ne olur? İster seçim şimdi olsun ister 2023 de olsun. Bu tamamen MHP ve AKP’nin çıkaracağı adaylarla bağlantılıdır. Eğer illerin şahsiyetli, onurlu, namuslu insanlarını aday yaparlarsa net söylüyorum 367’yi de geçerler. Lakin mevcut adaylarla girerlerse Ak Parti’nin başarı sağlayabilmesi çok müşkül görünüyor.
Eğer Recep Tayyip Erdoğan seçimi kaybederse ne olur? 6’lı masa Türkiye’yi talimat aldığı Pensilvanya üzeri, küresel çete madrabazlarının inisiyatifiyle Türkiye’yi 1918 yılına döndürürler. Ege bölgesinde İzmir’in İyonya olarak ayrı bir bölge olması ve ayrı bir para biriminin olup Avrupa Birliğine üye edilmesi tezleri CHP milletvekilleri ve belediye başkanları tarafından dile getiriliyor. Trabzon, Kuzey Karadeniz’in Pontus devletinin kendine yer edinmesi Yunanistan’daki Pontus Cemiyeti’nin açıklamalarıyla ortadadır. Güney Anadolu da özel ve özerk yönetim çabası bir diğer strateji ayağıdır. Dolayısıyla İngiliz mandacılığını kabul eden, istiklal ve bağımsızlığından ödün veren 1918 yılındaki Damat Ferit’in düşüncesine dönülmüş olur. Kuvay-ı milliye ruhu yok edilmiş olur.






