
Sevimli hali , naif bir ses tonu ile İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı seçilen eski Seferihisar Belediye Başkanı Tunç Soyer,
Göreve geldiği ilk günden bu yana , toplum nazarında memnuniyet yaratacak görüntüler verdi. Bisiklete bindi, kordonda kahvaltı yaptı, esnafın arasına karıştı, kısacası özlenen belediye başkanı imajını çiziyordu ki , bir anda her şey tersine döndü. İnsan ister istemez düşünüyor, acaba ne oldu ?
Soyer ‘in Diyarbakır Belediyesini ziyareti sanki bir milattı. Ziyaret sırasında Hdp’ ye açık destek vermesinin ardından sırası ile Orman yakan pkk lıları belediye meclisinde kınanmasını Chp oyları ile engellenmesi, KHK ile ihraç edilenlere İzmir Büyükşehir Belediyesinde zabıta olarak kadro verilmesi , FETÖ’ye yardımdan hüküm giymiş, partisinin PM üyesi Eren Erdem’i şirket yönetim kurulu üyesi olarak atanması , 9 Eylül gibi İzmir için önemli bir günü yok sayıp “ İzmirliler Günü ” adı altında bir şeyler yapmaya çalışması ve en sonunda İzmir parası ve İzmir bayrağı diye akla, mantığa, izaha muhtaç bir açıklama yapması söz konusu oldu.
Kapalı bir toplantıda sarf ettiği sözlerin yanı sıra danışmanlarının kendisini “ Eyalet kurma çabasının ifşa olma tehlikesine... “ karşı açıkça uyarması bu konuya tüy dikti.
İzmir halkı demokratik, laik ve Atatürkçü kimliği ile yıllardır övünmektedir. Fakat belediye başkanının bu pervasız çıkışları Chp ‘li seçmenleri de zor durumda bırakmaktadır. Açıkçası Belediye Başkanı bir bakıma Chp’li seçmeninde değerlerini ayaklar altına almaktadır. Şu an için cılız sesler harici Chp içerisinden resmi bir tepki ve açıklama duyabilmiş değiliz fakat seçmenin içten içe konuya karşı huzursuz olduğunu bir İzmir’li olarak hissetmek zor değil. Mütedeyyin kesim tepkisini ilk günden ortaya koydu. Bayrak ve vatan gibi kavramlar pek kaşımaya gelmez ve bu konulardaki ağız hovardalığını da kimse unutmaz.
Geçenlerde Prof.Dr. Ümit Kocasakalın bir konuşmasını dinlerken Ümit Bey dedi ki “Chp kuruluş değerlerinden öyle bir uzaklaştı ki , Atatürk ile bile kavga eder oldu.” dedi . Özellikle Canan Kaftancıoğlu ve onun ekolüne sadık olan bir grup - ki bunlar önemli görevlerdeler - , artık Hdp ‘de olduğu gibi parti içinde “ Şahin Kanat “ kısmını temsil etmeye başladılar ve kendi siyasi görüşü dışında kalan insanlara aleni olarak, özellikle sosyal medya üzerinden küfür, taciz ve hakaret edebiliyorlar veya eden partililerini sanki matah bir şey yapmış gibi korumaya çalışabiliyorlar. Ayrıca bu tür hareketlerde bulunan partililerini genel başkan düzeyinde ağırlayıp sonra da parti kademelerinde yükselmelerinin önünü açıyorlar. Bu durum Türk siyaseti açısından ciddi anlamda tehlikelidir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın “ Siyasetin tek limanı ahlaktır “ sözünü bugüne kadar hiç duymamış yada duymazlıktan gelen Chp nin İzmir’deki bazı yöneticileri son zamanlarda maksatlarını iyice aşmıştır.
Gelelim Tunç Soyer Başkanın son gafına ; unutulmamalıdır ki , belediye başkanı olmak rahatlıkla haddinizi aşabileceğiniz anlamına gelmemektedir. Zamanında Seferihisar Belediye başkanı iken slow city ve mavi bayraklar dahil olmak üzere ilçede bayrak bolluğu vardı. Fakat Akarca Plajı örneğini de hatırlatmak lazım ; mavi bayraklı bu plaja kanalizasyon deşarj edilmesi o günlerde ulusal basına kadar haber yapılmıştı. Ardından da mavi bayrak sökülüp kaldırılmıştı.
Sanırım başkanın bayrak sevgisi o günlerden gelmektedir. Ama o bayraklar başka, onun ima ettiği bayrak başkadır. Şu an hem İzmir hem de Türk Halkı bir özür beklemektedir. İzmir, üzerinde oyunlar oynanmayacak kadar değerli bir şehirdir. Öyle ki Atatürk’ün en değer verdiği şehirdir , sanırım bu bile Sayın Soyer’e bir şey ifade etmez olmuş.
Bayramlarda Bilboardlara “ Ben İzmir’i severim , İzmirliler de beni sever. M Kemal ATATÜRK “ tarzı pankartlar asarak İzmir’li olunmuyor. Altyapı ve üstyapı sorunları dağ gibi birikmiş , sokakları sahilleri pis kokan bir İzmir için elinizden gelenin en iyisini yapmak zorundasınız. Bu şehir iki boyoz bir yumurta arasına sıkıştırılmayacak kadar büyüktür.
Söz demokrasiden açıldığında mangalda kül bırakmayanlar , İzmir Büyükşehir Belediye meclisi toplantılarında muhalefet görevini yerine getirmeye çalışan meclis üyelerine “- Size bu kadar demokrasi yeter. “ diyerek gerçeği haykıranları susturabileceklerini düşünmüşlerdir.
Eskiler , Hafıza-i beşer nisyan ile malüldür derler. Unutulmamalıdır ki , bu yazdığımız hadiseler maalesef vuku bulmuştur. Konu Agememnon isminin Alsancak semtinin göbeğine demirlenmesine kadar gelmiştir. Yine unutulmamalıdır ki , Ulu Mustafa Kemal ATATÜRK bu hesabı Çanakkale’de görüp , İzmir’de denize dökerek bitirmiştir.
Kalın sağlıcakla..





