Zülfiye Bulut… Hırsı, azmi ve kararlılığıyla Türkiye’nin ilk kadın jokeyi olmayı başardı. Üstelik bunu Türkiye’de henüz kadın izleyicilerin bile olmadığı bir dönemde yaptı.
Bulgaristan’ın Kubrat şehrinde dünyaya gelen Türk kökenli Zülfiye Bulut, Türkiye’ye gelince hipodrom hipodrom dolaşarak adım atmaya başlamıştı hayaline.
İlk olarak İzmir’de lisansını aldıktan sonra “Hüma” isimli atıyla ilk yarışına katıldı. 5 yarış bindi ve 4. Oldu. Fakat bir yıl içinde çok fazla ilgi çekmesi işinin elinden alınmasına sebebiyet verdi. Yaşadığı derin üzüntü sonrası ailesiyle beraber Bulgaristan’a dönen Zülfiye Bulut, 1992 yılında hazırlıklı bir şekilde tekrardan Türkiye’ye geri döndü.
1994 yılında Bursa’da “Young” isimli atıyla “kadından jokey olmaz” gibi dar düşünce sistemini egale ederek ilk birinciliğini kazandı. Ve ardından 33 yıllık jokey kariyerinde 259 yarışta koştu. 12 birincilik ve sayısız dereceler elde etti. 1989 yılından bu yana mesleğini icra etmeye devam ediyor.
Son yarışını ise 26 Haziran 2022 yılında gerçekleştirilen Kadın Binici Dostluk Kupası’nı birincilikle bitirdi.
Ayrıca yakın zaman içerisinde erkek meslektaşlarıyla birlikte yarış binecek olan Zülfiye Bulut Hanımefendiye şimdiden başarılar diliyorum.
Zülfiye Bulut’un film tarzında geçen yaşantısını, hayatını, anlatan belgesel filminin çalışmaları devam etmekte olup, 2023 yılında inşallah beyaz perdedeki yerini alacak.
“Erkeklerdeki yetenek, kadınlarda yok” doğmasını yıkan bayanların başında olan Zülfiye Bulut hocamı, ideallerine karşı kararlı duruşundan ötürü bir kez daha alkışlıyorum.
Zülfiye Bulut röportajı sizlerle…

SORU1: Zülfiye Hanım merhabalar. Öncelikle bilmeyenler için kendinizi tanıtır mısınız?
-Merhabalar… 27 Temmuz 1974 tarihinde Bulgaristan’ın Kubrat şehrinde doğdum. 1988 yılında Bulgaristan’da yapılan köy yarışlarına katılarak mesleğe başlamış oldum. 1989 yılında ise Türkiye’den jokey lisansı alarak 23 Kasım 1989 tarihinde İzmir Şirinyer hipodromunda ilk lisanslı yarışıma katıldım. 33 yıldır aktif olarak devam ediyorum.
“TJK’YA LİSANS İÇİN BAŞVURDUĞUMDA TÜRKİYE’DE YARIŞAN KADIN OLMADIĞINI SÖYLEYİP ŞAŞIRDILAR.”
SORU2: Bayan jokey deyince özellikle Türkiye’de biraz tuhaf karşılanıyor. Bu süre zarfında TJK’nın ve halkın tepkisi ne oldu?
-TJK’ ya lisans için başvurduğumda Türkiye’de yarışan kadın olmadığını söyleyip şaşırdılar. Bunlara rağmen bana şans tanıyıp sınava katılmamı sağladılar. Sınavda da başarılı olduğum için lisans vermeyi uygun gördüler. Yarışları takip etmeyen kişilerin bile dikkatini çeken ve hoşuna giden bir durum oldu bu. Bu açıdan halktan güzel dönüşler ve destekler aldığımı söyleyebilirim. Bir kısım ise bunun sadece bir erkek işi olduğunu ve kadının bu meslekte başarılı olamayacağını, atı kontrol edemeyeceğini düşünüyordu.
“TJK, YAŞADIĞIM ZORLUKLARI SÖYLEDİĞİM ZAMAN ÇÖZÜM ÜRETMEK AMAÇLI YARDIMCI OLUYORDU.”

SORU3: TJK’da size sunulan hizmetler ile erkeklere sunulan hizmetlerde bir eşitsizlik var mıydı?
-Eşitsizlik demek yerine aktif çalışan tek kadın olmanın verdiği zorluklar var diyebiliriz. Yaşadığım zorlukları söylediğim zaman ise çözüm üretmek için yardımcı oluyorlar. Benim tarafımdan da atlarla çalışmak söz konusu olduğunda her türlü sorunu aşabiliyorum.
SORU4: At üzerinde destanlar yazmak şüphesiz kazaları ve ölümleri de beraberinde getiriyor. Daha geçenlerde genç jokey Uğurcan Demirbaş hayatını kaybetti. Kazaları en aza indirmek adına alınacak önlemler var mı?
-Camiada yaşanan kaza sonucu sakatlık veya ölüm herkes için çok üzücü bir durum. Bu durumlar bizi de çok etkiliyor. Yeni kaybettiğimiz kardeşimiz için Allah’tan rahmet, ailesine ve sevenlerine sabırlar diliyorum. Umarım bu tarz üzücü kazalar bir daha yaşanmaz. Tüm jokeylerin yarış içerisinde ya da idman sırasında dikkatli davranması olabilecek kazaları engelliyor. Bunun dışında atların iyi durumda değilken yarışmalara katılmaması kazaları azaltan bir diğer durumdur.
SORU5: Bir konuşmanızda “herkes bu camiada çok para var zannediyor ama aslında öyle değil” dediniz. Bu söyleminizi biraz açar mısınız?
-Herkes aynı fırsatı yakalayıp iyi atlara binemediği için yarış kazanamıyor. Mesleğimize devam edebilmemiz için sağlıklı olmamız şart, kilomuza dikkat etmeliyiz. Disiplinli bir hayat sürdürmeliyiz. Bu durumlar değiştikçe kazancımız da değişiyor.
“YÖNETMENİMİZ HAYATIMI ANLATAN BELGESEL FİLMİN ÇEKİMLERİNİ 2023 YILINDA BİTİRMEYİ DÜŞÜNÜYOR.”
SORU6: Hayatınız belgesel olarak çekilecek. İlk zamanlarda bazı sorunlardan dolayı bu gerçekleşmedi. Bu hususta bir çalışma var mı?
-Önceki yıllarda çekilen kısımlar vardı ve çalışmaları devam ediyor. Yönetmenimiz 2023 yılında ek çekimlerle bitirmeyi düşünüyor.
“SAĞLIKLI OLDUĞUM SÜRECE AT BİNMEYİ, MÜMKÜNSE YARIŞ BİNİP KAZANMAYI HEDEFLİYORUM.”

SORU7: Son olarak gerçekleştirmek istediğiniz hedef ve idealleriniz nelerdir?
-Sağlıklı olduğum sürece at binmeyi mümkünse yarış binip kazanmayı hedefliyorum. İlerleyen zamanlarda antrenörlük belki yetiştiricilik ile devam etmek bunların arasına girebilir. Aslında istediğim, en uzun süre boyunca çok sevdiğim atlarla iç içe olup onlarla çalışmak ve vakit geçirmek…
RÖPORTAJ İÇİN TEŞEKKÜR EDİYORUM.
-Atları seven herkese, onlarla vakit geçirmelerini ve bir arada olmalarını tavsiye ederim. Röportaj adına teşekkür ediyorum.
Bulgaristan’ın Kubrat şehrinde dünyaya gelen Türk kökenli Zülfiye Bulut, Türkiye’ye gelince hipodrom hipodrom dolaşarak adım atmaya başlamıştı hayaline.
İlk olarak İzmir’de lisansını aldıktan sonra “Hüma” isimli atıyla ilk yarışına katıldı. 5 yarış bindi ve 4. Oldu. Fakat bir yıl içinde çok fazla ilgi çekmesi işinin elinden alınmasına sebebiyet verdi. Yaşadığı derin üzüntü sonrası ailesiyle beraber Bulgaristan’a dönen Zülfiye Bulut, 1992 yılında hazırlıklı bir şekilde tekrardan Türkiye’ye geri döndü.
1994 yılında Bursa’da “Young” isimli atıyla “kadından jokey olmaz” gibi dar düşünce sistemini egale ederek ilk birinciliğini kazandı. Ve ardından 33 yıllık jokey kariyerinde 259 yarışta koştu. 12 birincilik ve sayısız dereceler elde etti. 1989 yılından bu yana mesleğini icra etmeye devam ediyor.
Son yarışını ise 26 Haziran 2022 yılında gerçekleştirilen Kadın Binici Dostluk Kupası’nı birincilikle bitirdi.
Ayrıca yakın zaman içerisinde erkek meslektaşlarıyla birlikte yarış binecek olan Zülfiye Bulut Hanımefendiye şimdiden başarılar diliyorum.
Zülfiye Bulut’un film tarzında geçen yaşantısını, hayatını, anlatan belgesel filminin çalışmaları devam etmekte olup, 2023 yılında inşallah beyaz perdedeki yerini alacak.
“Erkeklerdeki yetenek, kadınlarda yok” doğmasını yıkan bayanların başında olan Zülfiye Bulut hocamı, ideallerine karşı kararlı duruşundan ötürü bir kez daha alkışlıyorum.
Zülfiye Bulut röportajı sizlerle…

SORU1: Zülfiye Hanım merhabalar. Öncelikle bilmeyenler için kendinizi tanıtır mısınız?
-Merhabalar… 27 Temmuz 1974 tarihinde Bulgaristan’ın Kubrat şehrinde doğdum. 1988 yılında Bulgaristan’da yapılan köy yarışlarına katılarak mesleğe başlamış oldum. 1989 yılında ise Türkiye’den jokey lisansı alarak 23 Kasım 1989 tarihinde İzmir Şirinyer hipodromunda ilk lisanslı yarışıma katıldım. 33 yıldır aktif olarak devam ediyorum.
“TJK’YA LİSANS İÇİN BAŞVURDUĞUMDA TÜRKİYE’DE YARIŞAN KADIN OLMADIĞINI SÖYLEYİP ŞAŞIRDILAR.”
SORU2: Bayan jokey deyince özellikle Türkiye’de biraz tuhaf karşılanıyor. Bu süre zarfında TJK’nın ve halkın tepkisi ne oldu?
-TJK’ ya lisans için başvurduğumda Türkiye’de yarışan kadın olmadığını söyleyip şaşırdılar. Bunlara rağmen bana şans tanıyıp sınava katılmamı sağladılar. Sınavda da başarılı olduğum için lisans vermeyi uygun gördüler. Yarışları takip etmeyen kişilerin bile dikkatini çeken ve hoşuna giden bir durum oldu bu. Bu açıdan halktan güzel dönüşler ve destekler aldığımı söyleyebilirim. Bir kısım ise bunun sadece bir erkek işi olduğunu ve kadının bu meslekte başarılı olamayacağını, atı kontrol edemeyeceğini düşünüyordu.
“TJK, YAŞADIĞIM ZORLUKLARI SÖYLEDİĞİM ZAMAN ÇÖZÜM ÜRETMEK AMAÇLI YARDIMCI OLUYORDU.”

SORU3: TJK’da size sunulan hizmetler ile erkeklere sunulan hizmetlerde bir eşitsizlik var mıydı?
-Eşitsizlik demek yerine aktif çalışan tek kadın olmanın verdiği zorluklar var diyebiliriz. Yaşadığım zorlukları söylediğim zaman ise çözüm üretmek için yardımcı oluyorlar. Benim tarafımdan da atlarla çalışmak söz konusu olduğunda her türlü sorunu aşabiliyorum.
SORU4: At üzerinde destanlar yazmak şüphesiz kazaları ve ölümleri de beraberinde getiriyor. Daha geçenlerde genç jokey Uğurcan Demirbaş hayatını kaybetti. Kazaları en aza indirmek adına alınacak önlemler var mı?
-Camiada yaşanan kaza sonucu sakatlık veya ölüm herkes için çok üzücü bir durum. Bu durumlar bizi de çok etkiliyor. Yeni kaybettiğimiz kardeşimiz için Allah’tan rahmet, ailesine ve sevenlerine sabırlar diliyorum. Umarım bu tarz üzücü kazalar bir daha yaşanmaz. Tüm jokeylerin yarış içerisinde ya da idman sırasında dikkatli davranması olabilecek kazaları engelliyor. Bunun dışında atların iyi durumda değilken yarışmalara katılmaması kazaları azaltan bir diğer durumdur.
SORU5: Bir konuşmanızda “herkes bu camiada çok para var zannediyor ama aslında öyle değil” dediniz. Bu söyleminizi biraz açar mısınız?
-Herkes aynı fırsatı yakalayıp iyi atlara binemediği için yarış kazanamıyor. Mesleğimize devam edebilmemiz için sağlıklı olmamız şart, kilomuza dikkat etmeliyiz. Disiplinli bir hayat sürdürmeliyiz. Bu durumlar değiştikçe kazancımız da değişiyor.
“YÖNETMENİMİZ HAYATIMI ANLATAN BELGESEL FİLMİN ÇEKİMLERİNİ 2023 YILINDA BİTİRMEYİ DÜŞÜNÜYOR.”
SORU6: Hayatınız belgesel olarak çekilecek. İlk zamanlarda bazı sorunlardan dolayı bu gerçekleşmedi. Bu hususta bir çalışma var mı?
-Önceki yıllarda çekilen kısımlar vardı ve çalışmaları devam ediyor. Yönetmenimiz 2023 yılında ek çekimlerle bitirmeyi düşünüyor.
“SAĞLIKLI OLDUĞUM SÜRECE AT BİNMEYİ, MÜMKÜNSE YARIŞ BİNİP KAZANMAYI HEDEFLİYORUM.”

SORU7: Son olarak gerçekleştirmek istediğiniz hedef ve idealleriniz nelerdir?
-Sağlıklı olduğum sürece at binmeyi mümkünse yarış binip kazanmayı hedefliyorum. İlerleyen zamanlarda antrenörlük belki yetiştiricilik ile devam etmek bunların arasına girebilir. Aslında istediğim, en uzun süre boyunca çok sevdiğim atlarla iç içe olup onlarla çalışmak ve vakit geçirmek…
RÖPORTAJ İÇİN TEŞEKKÜR EDİYORUM.
-Atları seven herkese, onlarla vakit geçirmelerini ve bir arada olmalarını tavsiye ederim. Röportaj adına teşekkür ediyorum.





