Uzman Araştırma Kazım Yurdakul ile ikinci söyleşimiz… Birincisi oldukça beğenilmiş ve verilen bilgilerden istifade edilmişti.
Bu söyleşi yine bilgi dolu oldu. Bir o kadar da şaşırtıcı…
Sayın Yurdakul 2023 seçimleri başta olmak üzere, Yunanistan ile tırmanan gerilim ve ekonomik durum bağlamında çok önemli konuların altını çiziyor.
“NAZİLER YILLARCA DONBASS BÖLGESİNDE KATLİAM YAPTILAR”
SORU1)Değerli hocam, Ukrayna’nın doğusuyla başlamak istiyorum. Rusya-Ukrayna Savaşı hala Donbass bölgesinde son hız devam etmekte. Bu bölgeyi hakimiyeti altına almadan Rusya’nın savaşı sonlandırması zor gözüküyor. Düşüncelerinizi öğrenebilir miyiz?
-Şimdi burada aslında Rusya hâkimiyeti diye bir mesele yok. Mesele şu? Rusya ve Ukrayna ayrı taraflarda değiller. Önümüzdeki yıllarda aynı büyük devletin parçaları olacaklar. Buradaki konu Ukrayna’daki Nazi kesiminin oralardan kovulmasıdır. Nitekim Ukrayna’dan kaçan 4 milyon insan %99’u Katolik olan Polonya’ya kaçtı. Bunu şöyle de yorumlayabiliriz. Hazar Türkleri, Ortodokslar ve Müslüman Türkler bin yıllık haçlı eziyetine son veriyor diye de düşünebiliriz.
Hatırlarsanız Rus Devlet Başkanı Putin şöyle bir cümle kurmuştu. “Donbass’daki çocuklar sokak köpeği mi?” demişti. Bunu kimse bilmiyor. Nazi’ler yıllarca Donbass bölgesinde katliam yaptılar.
Bir diğer konu Nazi kanadının Ukrayna’da kurduğu 13 tane laboratuvardı. Bu laboratuvarlar da bombalandı. Şuanda işin uzamasının tek sebebi Nazi kanadının, Musevi İbranilerin ve Yahudi İbranilerin bu oluşuma izin vermemeleridir.
“BU YAZ İÇERİSİNDE TÜRKİYE, ATİNA’YA GİRECEK”
SORU2) Yunanistan ile tırmanan gerilim ileriki zamanlarda sıcak teması beraberinde getirir mi?
-Yunanistan’daki üsler, Bulgaristan’daki on bin asker, Suriye’ye gelen bin tır silah, oradaki Esad ve İran güçleri, Hizbullah, YPG-PYD ve Türkiye’nin içindeki vesayet unsurları olan PKK-DHKPC-FETÖ ile mücadelemiz sürüyor.
Ben şunu söylemiştim. Ukrayna- Rusya meselesi başladığında bu sondan bir önceki adımdır. Son adım Anadolu’da olacaktır. Anadolu’da NATO’nun kellesini biz alacağız demiştim. NATO kanadı da bu işin farkındadır. NATO kanadı bize karşı kazanamayacağını çok iyi biliyor. O yüzden Ukrayna’yı öne sürüp geriye çekiliyor.
Ayrıca resmi olarak Kuzey Irak bizimdir. Fiili olarak 2013 yılında yaptığımız antlaşmaya göre oranın kaynakları da bizimdi. Fakat orada Daeş’i kurarak bunu engellediler. Şimdi Daeş’i temizliyoruz. Kuzey Irak’ı özgürleştireceğiz inşallah… Suriye’de de durum öyle. Ankara Antlaşmasına göre bizim o bölgeye girme hakkımız var. Ayrıca orada tapularımız, tapulu yerlerimiz de var.
Tekrardan Yunanistan’a gelirsek, oradaki 22 adanın 9’u zaten bizim. Bunu özellikle söylüyorum. 9 ada bize aittir. Biz üs kullanım hakkını 1947 yılında Paris Antlaşmasıyla verdik. Diğer 13 ada’yı da onlara verdik ama silahlanma olmaması şartıyla. Fakat Yunanistan antlaşmayı bozuyor. Cümleleri, sözleri, hal ve hareketleri… Kimse akılsız değil. Şaşırtıcı bir şey söyleyerek bu soruyu sonlandırmak istiyorum. Bu yaz içerisinde Türkiye, Atina’ya girecek.
“TÜRKİYE ASLINDA BİR NATO ÜLKESİ DEĞİLDİR”
SORU3) Türkiye’nin NATO ülkesi olmasına rağmen nükleer silah üretiminde harekete geçmemesi yanlış bir adım değil midir?
-Türkiye, Haziran 2016’dan bu yana yani Almanya’nın sözde soykırımı tanımasıyla birlikte aslında bir NATO üyesi değildir. Ben 15 Temmuz sonrası bir yorum yapmıştım. ''Biz NATO’dan niye ayrılalım. Bizim daha alacaklarımız var'' demiştim. Biz şu anda alacaklarımızı alıyoruz.
Nükleer konusuna gelince, bizim nükleer silahımız var. İki tane nükleer tesis yapıyoruz. Üçüncüsü bile konuşuluyor. Dikkatinizi çekerim. Pakistan zaten nükleer silah yapıyor. Bir ara dava edilen ve davada konuşan Pakistan Eski Genel Kurmay Başkanı şunu söylemişti. “Ben nükleer bilgileri yabancılara değil, kardeşlerime verdim.” Dolayısıyla bizim böyle bir sıkıntımız yok.
Ayrıca kimsenin bize nükleer kullanma şansı da yok. Çünkü dünyada yaşama alanı olarak kalacak alan Anadolu’dur. Burayı yok ettikleri an kendilerini de yok etmiş olurlar. Türkiye’yi havadan vurma şansları da yok. Türkiye’nin hava savunma sistemleri de var.
SORU4) Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik krizi Türk Devlet Aklının ve yetkililerinin yakın süreçte sonlandıracağına inanıyor musunuz? Yoksa bu durumun devam edeceğini mi düşünüyorsunuz?
-Ekonomik krizden ziyade fiyat krizi diyebiliriz. Evet özellikle son bir yıldır inanılmaz bir fiyat artışı var. Bende bundan muzdaribim. Fakat bunu 2001 öncesiyle de karşılaştırmak isterim. 2001’den bu yana dolar 8 kat artmış.1981-2001 arası ise 11 bin kat artmış. Biz %150 gibi enflasyonları neredeyse her ay her yıl yaşadık. Hatta şunu diyebilirim ki 7 yılda fiyatlar bin kat artıyordu. Devlet batmıştı. TUSİAD’ın bu ülkeyi yönettiği yıllardı. Turgut Özal döneminde birkaç fabrikadan başka bir şey yapılmadı. Hatta 40 yıl boyunca bir tünel bile bitirilememişti. Bu 20 yılda ise yüzlerce tünel, binlerce kilometre yol, demiryolları, havalimanları, hastaneler…
Biz o eski zamanlar hastaneye giderdik. Eğer para ödemeseydik kimse yüzümüze bile bakmazdı. Diyelim baktı, ödeme yapmazsan hastan veya ölün hastanede rehin kalırdı. Bunlar unutuldu.35 yaş altı bunları görmediği için doğal karşılıyorum ama 35 yaş üstü olanlar resmen nankörlük yapıyor. En çok Bağdat Caddesinde bağıranlar oluyor. “Fiyatlar artı, öldük, bittik…” Peki soruyorum. 3 bin lira olan kirayı 20 bin lira yapan hangi dolar fiyatıdır? 5 lira olan domatesi 30 lira yapan hangi benzin fiyatıdır?
Benzin, mazot, gaz fiyatları hayata ciddi anlamda etki yapıyor, doğru. Fakat onun dışındaki artışların tamamı birilerinin onursuzluklarından kaynaklanıyor.
Türk Devleti eğer ekonomik krizdeyse binlerce İHA SİHA’yı nasıl üretiyor? Otomobilini yapıyor. Dünyanın en gelişmiş savaş uçağını yapıyor. Dünyanın en büyük lityum fabrikasını kurmuş. En büyük petrol rafinesini kurmuş. Onlarca hidroelektrik santral kurmuş… En büyük rüzgâr santrali kurulmaya çalışılıyor. Bunları görmezden gelmeye en fazla ayıp denir.
Medya çoğu zaman boş söylemler peşinde. Kimse İngiltere’de hayat pahalılığından dolayı devamlı gösteriler yapıldığını anlatmıyor. Alman ekonomisinin battığını anlatan yok. Alman ekonomisini ayağa kaldıracak olan gücün bin ailede oluşan Sultan Sülalesi olduğu anlatılmıyor. ABD’nin kendi resmi açıklamasına göre şuanda orada 25 milyon 400 bin aç var, bu anlatılmıyor. Biden’in Türkiye’ye her türlü baskıyı yapıyoruz dedikten sonra bebek maması problemini çözemiyoruz demesi anlatılmıyor. ABD’de bebek maması bulamıyor şuan insanlar.
Türk ekonomisi bu yazdan sonra düzelme gösterecektir. 2023 Ekiminden itibaren şunun konuşulması gerekir.” Büyük bir zenginleşme ve müthiş bir güç odağı olmakla birlikte Müslüman olanlar Müslümanlıklarını koruyabilecek mi? Asıl risk budur.
“CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN HERHANGİ BİR SEÇİME ADAY OLMAYACAK”
SORU5) 2023 seçimleri adına düşünceleriniz net olarak nedir?
-2023 seçimleri öyle beklenen parametrelerle olacak bir seçim değil. Kasım Aralık gibi bir seçime idrak edeceğiz. Türkiye ittifakı olacak ama 6’lı masa gibi şeylerden bahsetmiyorum. AKP ve CHP’den ayrılan grupların ittifakla gireceği, muhtemelen %70 oyla gireceği için referanduma gerek kalmadan anayasayı yapacağı bir süreci izleyeceğiz. Anayasa yapıldığı anda da 2. Seçimi yapacağız inşallah. Tabi bu ara süreçte AKP ve CHP tasfiye olacak. Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan herhangi bir seçime aday olmayacak.
SORU6) Son zamanlarda isminiz hatta kitabınız üzerinde bir karalama durumu söz konusu. Bazı bahaneleri ön plana atarak karalama kampanyası başlatanlara buradan bir cevabınız olacak mı?
-Yıllardır bu karalamalar var, onlarca kişi ama bunların içerisinden 4 tanesi çok bariz. İsimleri çok bariz, bağlı oldukları yerler çok bariz…Bunları burada telaffuz etmeyeceğim. Son dönemde yapılan karalamalar arttı tabi. Şuanda İstanbul’da dünyanın bütün istihbarat teşkilatının tamamı ayakta. Tabi bizimkiler de bütün dünyada ayakta. Onlara diyeceğim şey şu: “La galibe İLLALLAH!” Sefer bizimdir, zafer Allah’ındır. Biz Allah için mücadele ediyoruz.
O yüzden kimseye bir kötülüğümü ve hakaretimi göremezsiniz. Sadece ilk ve son kez evvelsi gün birkaç açıklamalarda bulunarak isim vermek zorunda kaldım. Çünkü haklarımda kötü şeyler söylemediğim halde ve beni hiç tanımadıkları halde karalamaya çalışıyorlar. Bana senin kitabının ismiyle bir kitap çıkarılmış denildiği zaman “Asil Kan” kitabı benim babamın tapulu malı değil, yazılabilir dedim. Fakat bu kişi benden 2,5 yıl sonra benim kitabımın ismiyle bir kitap yazıyor ve Kazım Yurdakul benim kitabımı çaldı diyor. Üstelik kitabı çıkarmadan bir ay önce de benim kitabımın sadece kapağına bakıp hiç okumadan eleştirmiş.
Bir istihbarat teşkilatı vardır dünyada. Bu teşkilat hep meczupları kullanır. Bunlar oraya bağlılar. Birisi de geçenlerde özgeçmişimle dalga geçmiş, böyle bir özgeçmiş olabilir mi diyor? Ya işte öyle bir özgeçmiş var ve bu Allah’ın kulu o özgeçmişi elinin tersiyle itmiş bir adamdır. Benim bu dünyayla işim yok. Dünyevi hiçbir şey beni ilgilendirmiyor çünkü.
Röportaj için teşekkür ederim.
-Ben teşekkür eder, okuyucularımızı sevgilerimi sunarım…
Bu söyleşi yine bilgi dolu oldu. Bir o kadar da şaşırtıcı…
Sayın Yurdakul 2023 seçimleri başta olmak üzere, Yunanistan ile tırmanan gerilim ve ekonomik durum bağlamında çok önemli konuların altını çiziyor.
“NAZİLER YILLARCA DONBASS BÖLGESİNDE KATLİAM YAPTILAR”
SORU1)Değerli hocam, Ukrayna’nın doğusuyla başlamak istiyorum. Rusya-Ukrayna Savaşı hala Donbass bölgesinde son hız devam etmekte. Bu bölgeyi hakimiyeti altına almadan Rusya’nın savaşı sonlandırması zor gözüküyor. Düşüncelerinizi öğrenebilir miyiz?
-Şimdi burada aslında Rusya hâkimiyeti diye bir mesele yok. Mesele şu? Rusya ve Ukrayna ayrı taraflarda değiller. Önümüzdeki yıllarda aynı büyük devletin parçaları olacaklar. Buradaki konu Ukrayna’daki Nazi kesiminin oralardan kovulmasıdır. Nitekim Ukrayna’dan kaçan 4 milyon insan %99’u Katolik olan Polonya’ya kaçtı. Bunu şöyle de yorumlayabiliriz. Hazar Türkleri, Ortodokslar ve Müslüman Türkler bin yıllık haçlı eziyetine son veriyor diye de düşünebiliriz.
Hatırlarsanız Rus Devlet Başkanı Putin şöyle bir cümle kurmuştu. “Donbass’daki çocuklar sokak köpeği mi?” demişti. Bunu kimse bilmiyor. Nazi’ler yıllarca Donbass bölgesinde katliam yaptılar.
Bir diğer konu Nazi kanadının Ukrayna’da kurduğu 13 tane laboratuvardı. Bu laboratuvarlar da bombalandı. Şuanda işin uzamasının tek sebebi Nazi kanadının, Musevi İbranilerin ve Yahudi İbranilerin bu oluşuma izin vermemeleridir.
“BU YAZ İÇERİSİNDE TÜRKİYE, ATİNA’YA GİRECEK”
SORU2) Yunanistan ile tırmanan gerilim ileriki zamanlarda sıcak teması beraberinde getirir mi?
-Yunanistan’daki üsler, Bulgaristan’daki on bin asker, Suriye’ye gelen bin tır silah, oradaki Esad ve İran güçleri, Hizbullah, YPG-PYD ve Türkiye’nin içindeki vesayet unsurları olan PKK-DHKPC-FETÖ ile mücadelemiz sürüyor.
Ben şunu söylemiştim. Ukrayna- Rusya meselesi başladığında bu sondan bir önceki adımdır. Son adım Anadolu’da olacaktır. Anadolu’da NATO’nun kellesini biz alacağız demiştim. NATO kanadı da bu işin farkındadır. NATO kanadı bize karşı kazanamayacağını çok iyi biliyor. O yüzden Ukrayna’yı öne sürüp geriye çekiliyor.
Ayrıca resmi olarak Kuzey Irak bizimdir. Fiili olarak 2013 yılında yaptığımız antlaşmaya göre oranın kaynakları da bizimdi. Fakat orada Daeş’i kurarak bunu engellediler. Şimdi Daeş’i temizliyoruz. Kuzey Irak’ı özgürleştireceğiz inşallah… Suriye’de de durum öyle. Ankara Antlaşmasına göre bizim o bölgeye girme hakkımız var. Ayrıca orada tapularımız, tapulu yerlerimiz de var.
Tekrardan Yunanistan’a gelirsek, oradaki 22 adanın 9’u zaten bizim. Bunu özellikle söylüyorum. 9 ada bize aittir. Biz üs kullanım hakkını 1947 yılında Paris Antlaşmasıyla verdik. Diğer 13 ada’yı da onlara verdik ama silahlanma olmaması şartıyla. Fakat Yunanistan antlaşmayı bozuyor. Cümleleri, sözleri, hal ve hareketleri… Kimse akılsız değil. Şaşırtıcı bir şey söyleyerek bu soruyu sonlandırmak istiyorum. Bu yaz içerisinde Türkiye, Atina’ya girecek.
“TÜRKİYE ASLINDA BİR NATO ÜLKESİ DEĞİLDİR”
SORU3) Türkiye’nin NATO ülkesi olmasına rağmen nükleer silah üretiminde harekete geçmemesi yanlış bir adım değil midir?
-Türkiye, Haziran 2016’dan bu yana yani Almanya’nın sözde soykırımı tanımasıyla birlikte aslında bir NATO üyesi değildir. Ben 15 Temmuz sonrası bir yorum yapmıştım. ''Biz NATO’dan niye ayrılalım. Bizim daha alacaklarımız var'' demiştim. Biz şu anda alacaklarımızı alıyoruz.
Nükleer konusuna gelince, bizim nükleer silahımız var. İki tane nükleer tesis yapıyoruz. Üçüncüsü bile konuşuluyor. Dikkatinizi çekerim. Pakistan zaten nükleer silah yapıyor. Bir ara dava edilen ve davada konuşan Pakistan Eski Genel Kurmay Başkanı şunu söylemişti. “Ben nükleer bilgileri yabancılara değil, kardeşlerime verdim.” Dolayısıyla bizim böyle bir sıkıntımız yok.
Ayrıca kimsenin bize nükleer kullanma şansı da yok. Çünkü dünyada yaşama alanı olarak kalacak alan Anadolu’dur. Burayı yok ettikleri an kendilerini de yok etmiş olurlar. Türkiye’yi havadan vurma şansları da yok. Türkiye’nin hava savunma sistemleri de var.
SORU4) Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik krizi Türk Devlet Aklının ve yetkililerinin yakın süreçte sonlandıracağına inanıyor musunuz? Yoksa bu durumun devam edeceğini mi düşünüyorsunuz?
-Ekonomik krizden ziyade fiyat krizi diyebiliriz. Evet özellikle son bir yıldır inanılmaz bir fiyat artışı var. Bende bundan muzdaribim. Fakat bunu 2001 öncesiyle de karşılaştırmak isterim. 2001’den bu yana dolar 8 kat artmış.1981-2001 arası ise 11 bin kat artmış. Biz %150 gibi enflasyonları neredeyse her ay her yıl yaşadık. Hatta şunu diyebilirim ki 7 yılda fiyatlar bin kat artıyordu. Devlet batmıştı. TUSİAD’ın bu ülkeyi yönettiği yıllardı. Turgut Özal döneminde birkaç fabrikadan başka bir şey yapılmadı. Hatta 40 yıl boyunca bir tünel bile bitirilememişti. Bu 20 yılda ise yüzlerce tünel, binlerce kilometre yol, demiryolları, havalimanları, hastaneler…
Biz o eski zamanlar hastaneye giderdik. Eğer para ödemeseydik kimse yüzümüze bile bakmazdı. Diyelim baktı, ödeme yapmazsan hastan veya ölün hastanede rehin kalırdı. Bunlar unutuldu.35 yaş altı bunları görmediği için doğal karşılıyorum ama 35 yaş üstü olanlar resmen nankörlük yapıyor. En çok Bağdat Caddesinde bağıranlar oluyor. “Fiyatlar artı, öldük, bittik…” Peki soruyorum. 3 bin lira olan kirayı 20 bin lira yapan hangi dolar fiyatıdır? 5 lira olan domatesi 30 lira yapan hangi benzin fiyatıdır?
Benzin, mazot, gaz fiyatları hayata ciddi anlamda etki yapıyor, doğru. Fakat onun dışındaki artışların tamamı birilerinin onursuzluklarından kaynaklanıyor.
Türk Devleti eğer ekonomik krizdeyse binlerce İHA SİHA’yı nasıl üretiyor? Otomobilini yapıyor. Dünyanın en gelişmiş savaş uçağını yapıyor. Dünyanın en büyük lityum fabrikasını kurmuş. En büyük petrol rafinesini kurmuş. Onlarca hidroelektrik santral kurmuş… En büyük rüzgâr santrali kurulmaya çalışılıyor. Bunları görmezden gelmeye en fazla ayıp denir.
Medya çoğu zaman boş söylemler peşinde. Kimse İngiltere’de hayat pahalılığından dolayı devamlı gösteriler yapıldığını anlatmıyor. Alman ekonomisinin battığını anlatan yok. Alman ekonomisini ayağa kaldıracak olan gücün bin ailede oluşan Sultan Sülalesi olduğu anlatılmıyor. ABD’nin kendi resmi açıklamasına göre şuanda orada 25 milyon 400 bin aç var, bu anlatılmıyor. Biden’in Türkiye’ye her türlü baskıyı yapıyoruz dedikten sonra bebek maması problemini çözemiyoruz demesi anlatılmıyor. ABD’de bebek maması bulamıyor şuan insanlar.
Türk ekonomisi bu yazdan sonra düzelme gösterecektir. 2023 Ekiminden itibaren şunun konuşulması gerekir.” Büyük bir zenginleşme ve müthiş bir güç odağı olmakla birlikte Müslüman olanlar Müslümanlıklarını koruyabilecek mi? Asıl risk budur.
“CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN HERHANGİ BİR SEÇİME ADAY OLMAYACAK”
SORU5) 2023 seçimleri adına düşünceleriniz net olarak nedir?
-2023 seçimleri öyle beklenen parametrelerle olacak bir seçim değil. Kasım Aralık gibi bir seçime idrak edeceğiz. Türkiye ittifakı olacak ama 6’lı masa gibi şeylerden bahsetmiyorum. AKP ve CHP’den ayrılan grupların ittifakla gireceği, muhtemelen %70 oyla gireceği için referanduma gerek kalmadan anayasayı yapacağı bir süreci izleyeceğiz. Anayasa yapıldığı anda da 2. Seçimi yapacağız inşallah. Tabi bu ara süreçte AKP ve CHP tasfiye olacak. Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan herhangi bir seçime aday olmayacak.
SORU6) Son zamanlarda isminiz hatta kitabınız üzerinde bir karalama durumu söz konusu. Bazı bahaneleri ön plana atarak karalama kampanyası başlatanlara buradan bir cevabınız olacak mı?
-Yıllardır bu karalamalar var, onlarca kişi ama bunların içerisinden 4 tanesi çok bariz. İsimleri çok bariz, bağlı oldukları yerler çok bariz…Bunları burada telaffuz etmeyeceğim. Son dönemde yapılan karalamalar arttı tabi. Şuanda İstanbul’da dünyanın bütün istihbarat teşkilatının tamamı ayakta. Tabi bizimkiler de bütün dünyada ayakta. Onlara diyeceğim şey şu: “La galibe İLLALLAH!” Sefer bizimdir, zafer Allah’ındır. Biz Allah için mücadele ediyoruz.
O yüzden kimseye bir kötülüğümü ve hakaretimi göremezsiniz. Sadece ilk ve son kez evvelsi gün birkaç açıklamalarda bulunarak isim vermek zorunda kaldım. Çünkü haklarımda kötü şeyler söylemediğim halde ve beni hiç tanımadıkları halde karalamaya çalışıyorlar. Bana senin kitabının ismiyle bir kitap çıkarılmış denildiği zaman “Asil Kan” kitabı benim babamın tapulu malı değil, yazılabilir dedim. Fakat bu kişi benden 2,5 yıl sonra benim kitabımın ismiyle bir kitap yazıyor ve Kazım Yurdakul benim kitabımı çaldı diyor. Üstelik kitabı çıkarmadan bir ay önce de benim kitabımın sadece kapağına bakıp hiç okumadan eleştirmiş.
Bir istihbarat teşkilatı vardır dünyada. Bu teşkilat hep meczupları kullanır. Bunlar oraya bağlılar. Birisi de geçenlerde özgeçmişimle dalga geçmiş, böyle bir özgeçmiş olabilir mi diyor? Ya işte öyle bir özgeçmiş var ve bu Allah’ın kulu o özgeçmişi elinin tersiyle itmiş bir adamdır. Benim bu dünyayla işim yok. Dünyevi hiçbir şey beni ilgilendirmiyor çünkü.
Röportaj için teşekkür ederim.
-Ben teşekkür eder, okuyucularımızı sevgilerimi sunarım…





