Yüzyıllar da geçse, kelimeler de değişse, AŞK baki kalır...
17. yüzyıl da ünlü şair Niyâzî-i Mısrî;
Dermân aradım derdime
Derdim bana dermân imiş
diyerek AŞK' ı tanımlarken,
20. yüzyıl da ünlü şair Yavuz Bülent Bâkiler;
Çaresizim, Çaremsin
diyerek AŞK' ı tanımlamış.
Sevgili okurlarım,
Bu yazımda sizlere Yavuz Bülent Bâkiler' in 2 milyonu aşkın kişinin okuduğu " Şaşırdım Kaldım İşte Bilmem ki Nemsin" şiirinin hikâyesinden bahsedeceğim.
Yavuz Bülent Bâkiler,
Üniversite eğitiminin 1. sınıfında bir kız tanıyor ve ona göre fakültenin en güzel kızı, deli divane aşık çünkü. Çok sevip, çok kıskanmış. Kendisine yakıştıramadığı ve kıskandığı için de hiç söyleyememiş. Sevdiği kızın arkadaşlarıyla bir barajı gezmeye gittiğini duymuş ve çok kızmış. Kıskançlığından bu duruma çok alınmış ve bu olaydan sonra dört yıl boyunca, fakülte bitene kadar sevdiği kız ile konuşmamış. Yan yana otururken yerini değiştirecek kadar düşünün. Sevdiği kıza şiirler yazan Yavuz Bülent Bâkiler' in bu şiirlerini bir arkadaşı sevdiği kıza iletmiş. Bülent senin için çok güzel şiirler yazıyor ve okursan sende çok beğenirsin demiş. Öyle ki Yavuz Bülent Bâkiler' in sevgisinden gece ateşi çıkıyormuş, uyuyamıyormuş ve aklında ertesi gün fakülte de görebilir miyim sorusu varmış. Fakülte bittikten sonra Kültür Bakanlığında görevliyken bir gün bir kütüphane önünde karşılaşmışlar. Sevdiği kız kendisini çalıştığı yere davet etmiş ve bir gün çıkıp gitmiş. Sevdiği kız demiş ki Bülent biliyor musun sen benim 4 yıllık fakülte hayatımı zehir ettin. Yavuz Bülent Bâkiler de biliyor musun ben sana deli gibi aşıktım ama söyleyemiyordum demiş. Bütün sebebi de kıskançlık duygumdan kaynaklanıyordu demiş. Sevdiği kız bana aşık olduğunu anlıyordum, biliyordum demiş. Neden söylemedin peki diye sormuş. Yavuz Bülent Bâkiler cevaplamış. Düşündüm, gidip evlenme teklifi etsem kabul etse yazık olur bu kıza, çünkü o benden çok daha değerli, çok daha üstün vasıflara sahip bir insanla evlenmeli, bu yüzden gelip sana söyleyemedim demiş. Sevdiği kız elini masaya vurup Bülent benim için şeref olurdu demiş. Yavuz Bülent Bâkiler yıllar sonra benim 20 yıl deli divâne aşık olduğum kızdan duyduğum en güzel cümle budur diyerek anlatıyor, 180 sene de yaşasam ben onun bu cümlesini unutamam ve ömrü hayatım boyunca elini bile tutamadım sevdiğim kızın diye bitiriyor cümlelerini...
Şimdi sıra şiirimiz de. Keyifli okumalar dilerim...
Şaşırdım Kaldım İşte Bilmem ki Nemsin
Sözde, senden kaçıyorum doludizgin atlarla,
Bâzen sessiz sedasız, ipekten kanatlarla,
Ama sen hep bin yıllık bilenmiş inatlarla,
Karşıma çıkıyorsun en serin imbatlarla,
Adını yazıyorsun bulduğun fırsatlarla,
Yüreğimin başına noktalarla, hatlarla,
Başbaşa kalıyorum sonunda heyhatlarla,
Sözde senden kaçıyorum doludizgin atlarla...
Ne olur bir gün beni kapında olsun dinle,
Öldür bendeki beni, sonra dirilt kendinle,
Çarpsan karasevdayı en azından yüzbinle,
Nasıl bağlandığımı anlarsın kemendinle.
Kaç defa çıkıp gittim buralardan yeminle,
Ama her defasında geri döndüm seninle.
Hangi düğüm çözülür nazla, sitemle, kinle?
Ne olur bir gün beni, kapında olsun dinle...
Şaşırdım kaldım işte, bilmem ki n'emsin?
Bazen kızkardeşimsin, bazen öpöz annemsin,
Sultanımsın susunca, konuşunca kölemsin,
Eksilmeyen çilemsin,
Orada ufuk çizgim, burda yanım yöremsin,
Beni ruh gibi saran sonsuzluk dairemsin,
Çaresizim, çaremsin...
Şaşırdım kaldım işte, bilmem ki n'emsin?
Yavuz Bülent Bâkiler
- Bu haftaki yazımız,
MK İnşaat Reklam (Mustafa KANDİL) sponsorluğunda yazılmıştır...
17. yüzyıl da ünlü şair Niyâzî-i Mısrî;
Dermân aradım derdime
Derdim bana dermân imiş
diyerek AŞK' ı tanımlarken,
20. yüzyıl da ünlü şair Yavuz Bülent Bâkiler;
Çaresizim, Çaremsin
diyerek AŞK' ı tanımlamış.
Sevgili okurlarım,
Bu yazımda sizlere Yavuz Bülent Bâkiler' in 2 milyonu aşkın kişinin okuduğu " Şaşırdım Kaldım İşte Bilmem ki Nemsin" şiirinin hikâyesinden bahsedeceğim.
Yavuz Bülent Bâkiler,
Üniversite eğitiminin 1. sınıfında bir kız tanıyor ve ona göre fakültenin en güzel kızı, deli divane aşık çünkü. Çok sevip, çok kıskanmış. Kendisine yakıştıramadığı ve kıskandığı için de hiç söyleyememiş. Sevdiği kızın arkadaşlarıyla bir barajı gezmeye gittiğini duymuş ve çok kızmış. Kıskançlığından bu duruma çok alınmış ve bu olaydan sonra dört yıl boyunca, fakülte bitene kadar sevdiği kız ile konuşmamış. Yan yana otururken yerini değiştirecek kadar düşünün. Sevdiği kıza şiirler yazan Yavuz Bülent Bâkiler' in bu şiirlerini bir arkadaşı sevdiği kıza iletmiş. Bülent senin için çok güzel şiirler yazıyor ve okursan sende çok beğenirsin demiş. Öyle ki Yavuz Bülent Bâkiler' in sevgisinden gece ateşi çıkıyormuş, uyuyamıyormuş ve aklında ertesi gün fakülte de görebilir miyim sorusu varmış. Fakülte bittikten sonra Kültür Bakanlığında görevliyken bir gün bir kütüphane önünde karşılaşmışlar. Sevdiği kız kendisini çalıştığı yere davet etmiş ve bir gün çıkıp gitmiş. Sevdiği kız demiş ki Bülent biliyor musun sen benim 4 yıllık fakülte hayatımı zehir ettin. Yavuz Bülent Bâkiler de biliyor musun ben sana deli gibi aşıktım ama söyleyemiyordum demiş. Bütün sebebi de kıskançlık duygumdan kaynaklanıyordu demiş. Sevdiği kız bana aşık olduğunu anlıyordum, biliyordum demiş. Neden söylemedin peki diye sormuş. Yavuz Bülent Bâkiler cevaplamış. Düşündüm, gidip evlenme teklifi etsem kabul etse yazık olur bu kıza, çünkü o benden çok daha değerli, çok daha üstün vasıflara sahip bir insanla evlenmeli, bu yüzden gelip sana söyleyemedim demiş. Sevdiği kız elini masaya vurup Bülent benim için şeref olurdu demiş. Yavuz Bülent Bâkiler yıllar sonra benim 20 yıl deli divâne aşık olduğum kızdan duyduğum en güzel cümle budur diyerek anlatıyor, 180 sene de yaşasam ben onun bu cümlesini unutamam ve ömrü hayatım boyunca elini bile tutamadım sevdiğim kızın diye bitiriyor cümlelerini...
Şimdi sıra şiirimiz de. Keyifli okumalar dilerim...
Şaşırdım Kaldım İşte Bilmem ki Nemsin
Sözde, senden kaçıyorum doludizgin atlarla,
Bâzen sessiz sedasız, ipekten kanatlarla,
Ama sen hep bin yıllık bilenmiş inatlarla,
Karşıma çıkıyorsun en serin imbatlarla,
Adını yazıyorsun bulduğun fırsatlarla,
Yüreğimin başına noktalarla, hatlarla,
Başbaşa kalıyorum sonunda heyhatlarla,
Sözde senden kaçıyorum doludizgin atlarla...
Ne olur bir gün beni kapında olsun dinle,
Öldür bendeki beni, sonra dirilt kendinle,
Çarpsan karasevdayı en azından yüzbinle,
Nasıl bağlandığımı anlarsın kemendinle.
Kaç defa çıkıp gittim buralardan yeminle,
Ama her defasında geri döndüm seninle.
Hangi düğüm çözülür nazla, sitemle, kinle?
Ne olur bir gün beni, kapında olsun dinle...
Şaşırdım kaldım işte, bilmem ki n'emsin?
Bazen kızkardeşimsin, bazen öpöz annemsin,
Sultanımsın susunca, konuşunca kölemsin,
Eksilmeyen çilemsin,
Orada ufuk çizgim, burda yanım yöremsin,
Beni ruh gibi saran sonsuzluk dairemsin,
Çaresizim, çaremsin...
Şaşırdım kaldım işte, bilmem ki n'emsin?
Yavuz Bülent Bâkiler
- Bu haftaki yazımız,
MK İnşaat Reklam (Mustafa KANDİL) sponsorluğunda yazılmıştır...





