Her yıl 20 Ocak (yanvar) günü geldiğinde Azerbaycan Türkleri başkent Bakü'deki Şehitler Hiyabanı'nı ziyaret ediyor ve bir sembol haline gelen karanfiller bırakıyor. Sebebi de 1990 yılının Ocak ayında "topraklarımız parçalanmasın" diyerek protestolara başlayan Azerbaycan halkına yönelik kanlı müdahaledir. Yaklaşık 26 bin kişilik Sovyet ordusu tanklarıyla gelerek yüzlerce insanın üzerine ateş açmış aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu 147 sivili katletmiş, yüzlercesi de yaralanmıştı.
Bu üzücü hadiseler Azerbaycan'ın bağımsızlığını yeniden elde ettiği mücadele sürecinin de en etkili kırılma anlarından biri oldu. Yanvar'daki olaylar başta Bakü olmak üzere Azerbaycan’ın hemen her yerinde kendisini gösteren milli bağımsızlık mücadelesine temel teşkil etti.
20 Ocak 1990 günü Türk dünyasının yaşamış olduğu en acı günlerden birisidir, Azerbaycanlı kardeşlerimizin dediği gibi “Kara Yanvar” (Kara Ocak) bizim için de kara bir gündür.
13 Ocak 1990 tarihinde başlayan Bakü Katliamını durdurmak iddiası ile 20 Ocak 1990 tarihinde Bakü’ye giren Sovyet ordusu özellikle tüm halkın uykuda olduğu soğuk bir geceyi seçmiş ve halkın en zayıf anından faydalanarak zalimce 143 kişiyi acımasızca katletmişlerdir. Sovyet Ordusunun sert müdahalesi Azerbaycan halkında büyük tepkilere sebep oldu. Bu sözde ayaklanma bastırma olayı, protesto eden Azerbaycanlıları durdurmaktan öte onları cezalandırmak, bunun yanında artan milliyetçi akımları ve bağımsızlık girişiminde bulunabilecek Sovyetler Birliğine bağlı milletlere bir gözdağı niteliğindeydi. Ancak bu taktik geri tepti ve Sovyet yönetimi altındaki Azerbaycan'da ve diğer Türk milletlerinde de, milliyetçilik akımı ve bağımsızlık talebi ivme kazanmış, Azerbaycan halkında Sovyet yönetiminin topluca reddine sebep olmuş ve Sovyetler Birliği'nin çöküşünü hızlandırmıştır.
Kara Ocak olayı Azerbaycanlı kardeşlerimiz için güneş doğmadan önceki en karanlık vakit olmuştur. Bu olayların ardından çok fazla bir süre geçmeden Azerbaycan Devleti hak etmiş olduğu bağımsızlığı tekrar kazanmıştır. 20 Yanvar Hüzün günü zalimce yapılmış bir zulümdür ve biz zulmü kim yaparsa yapsın zalime karşıyız ve her kim olursa olsun zulme uğrayan mazlumların da yanında yer alıyoruz ve almaya da devam edeceğiz.
Biz Azerbaycan ile bir millet iki devlet olarak bu acıları hep birlikte yaşadık, birlikte üzüldük. 20 Yanvar Hüzün Günü’nde
Bu vesileyle kardeş Azerbaycan halkının acısını paylaşıyor, Allah bir daha böyle acılar yaşatmasın diyorum!
Bütün Azerbaycan ve Türk Milletinin başı sağ olsun derken, bu katliamda hayatlarını kaybeden kardeşlerimize de bir kez daha yüce Allah’tan rahmet diliyor, selam ve saygılarımla...



































