Nazır kızı almak Osmanlı'da ilerlemek isteyenler nazır kızı alırmış Enver Paşa nazır kızı almış onla beraber okuyan ve çok basarılı olan Hafız Hakkı garibim yerinde saymış hatta bir tekerleme var.
Hafız hakı yarbay enver yarbay..
Hafız Hakkı yarbay Enver albay, Hafız Hakkı yarbay Enver Paşa,
Enver Paşa nazır kızı almış rutbeleri çift çift takmakta..
Garip Hafız Hakkı okulun en başarılısı olmasına rağmen yarbay..
Evet neden bunu yazdım merak ediyorsunuz. Siyasette emek zaman harcamak bosuna tepeden birini bulursan birde akraba olursan ilerleme kolay olur..
Bir kıssadan hisse yazayım.tv programımda anlattım şimdi yazarak anlatayım..
Anne balık yavru balığa denizin tehlikelerini öyretiyormuş.bak yavrum kılic balığı cok tehlikeli uzak dur.bu mürekkep balığı yaklaşma mürekkep fırlatır tehlikeli..bu deniz anası uzak dur derken..yukar dan bir tor geliyor ve üzerlerini sarılıyor yavur balık anlamıyor birşey ve anne balığa soruyor bu ne anne balık bak yavrum bu tepeden inme buna birşey yapamazsın..kaderine razı olmalısın. Şimdi izmirde siyasette öyle tepeden inmeler var. Akraba kontenjanından yazılanlar..emek vermeden teşkilatı tanimadan
SARMAŞIK OLMA, KAVAK OL...
dayanabilmek, için köklerinin sağlam olması gerekir.
Bu haftaki yazımı,
Sevgili Okurlarım,
Bütün bu anlattıklarım daha iyi anlaşılsın diye, size "Kavak Ağacı ile Sarmaşık" hikayesini anlatmak istiyorum:
Ulu bir kavak ağacının yanında bir sarmaşık filizi boy göstermiş.
Bahar ilerledikçe sarmaşık kavak ağacına sarılarak yükselmeye başlamış. Yağmurların ve güneşin etkisi ile müthiş bir hızla büyümüş ve nerede ise bizim kavak ağacı ile aynı boylara gelmiş.
Ve bir gün dayanamayıp sormuş kavağa,
- Sen kaç ayda bu hale geldin ağaç?
- On yılda, demiş kavak.
- On yılda mı? diye gülmüş ve neşeyle yapraklarını sallamış sarmaşık, ben neredeyse iki ayda seninle aynı boya geldim bak!
- Doğru, demiş ağaç, doğru...
Günler, günleri izlemiş ve sonbaharın o rüzgarlı serin günleri başladığında sarmaşık önce üşümeye, sonra da yapraklarını düşürmeye, sıcaklık iyice düşüp de soğuklar artmaya başlayınca da aşağıya doğru inmeye başlamış.
Sormuş endişe içinde kavağa:
- Neler oluyor bana ağaç?
- Ölüyorsun, demiş kavak.
- Niçin?
- Benim on yılda geldiğim yere, sen iki ayda gelmeye çalıştığın için.
Sevgili Dostlarım,
Naklettiğim hikayeden çıkarılacak çok önemli dersler var. Hikayenin vermek istediği mesajları şöyle sıralayabiliriz;
- Köklerin sağlam değilse ve birilerinin sırtında yükselmişsen bil ki ömrün kısadır.
- Birilerinin sırtında bir yerlere gelmişsen, ukelalık yapmayacaksın, had bileceksin.
- Yükselmek istiyorsan adım adım yüksel, köklerin sağlam, ömrün uzun olsun. Zira, yükseklerde havalar fırtınalı ve soğuk olur. Böylesi kötü hava şartlarına dayanabilmek, için köklerinin sağlam olması gerekir.
Bu haftaki yazımı, birkaç özlü söz ile bitirmek istiyorum:
"İnsan da ağaç gibi, yükselmek istediği nisbette kökünü derine salmalıdır" (Friedrich Nietzsche)
“Yükselmenin en alçakçası, zayıfların sırtına basarak yükselmektir.” (La Rocbefoucauld)
Son söz;
Sen yükselirken, gönlün alçalsın...
Esen Kalın Dostlarım...



































