Türk siyasetinde bazı anlar vardır ki günlük tartışmaların ötesine geçer ve tarihin akışına etki edecek nitelik taşır. Bugün Türkiye'nin içinden geçtiği süreç de böyle bir döneme işaret etmektedir.
Türkiye Cumhuriyeti, onlarca yıldır terörle mücadele eden, bu uğurda binlerce evladını şehit veren büyük bir devlettir. Milletimizin en büyük arzusu ise ay yıldızlı al bayrağın gölgesinde huzur, güven ve kardeşlik içerisinde yaşamaktır. Bu nedenle atılan her adımın merkezinde devletin bekası, milletin birliği ve ülkenin geleceği yer almalıdır.
Sayın Devlet Bahçeli'nin son dönemde ortaya koyduğu yaklaşım, günlük siyasi hesapların ötesinde değerlendirilmelidir. Çünkü devlet yönetmek, sadece bugünü düşünmek değil, gelecek nesillere daha güçlü bir Türkiye bırakabilmektir. Bunun için gerektiğinde siyasi risk almak, eleştirileri göğüslemek ve milletin menfaatini her türlü hesabın önünde tutmak gerekir.
Merhum Alparslan Türkeş'in ülkücü harekete kazandırdığı devlet anlayışının temelinde fedakârlık ve vatan sevgisi vardır. Bu anlayışı özetleyen şu ifade bugün de önemini korumaktadır:
"Konu vatansa hepimiz ölelim; konu koltuksa hepiniz ölün."
Bu söz, makamların ve siyasi hesapların geçici; vatanın, milletin ve devletin ise ebedî olduğuna işaret etmektedir. Gerçek devlet adamlığı da tam olarak burada ortaya çıkar. Çünkü milletin geleceği söz konusu olduğunda kişisel beklentiler değil, ortak menfaatler ön plana çıkmalıdır.
Türkiye'nin bugün ihtiyaç duyduğu siyaset anlayışı; üç-beş oy hesabıyla hareket eden değil, ülkenin yarınlarını düşünen, devletin ve milletin menfaatlerini her şeyin üzerinde tutan bir anlayıştır. Gelecek nesillerin daha güvenli, daha güçlü ve daha müreffeh bir Türkiye'de yaşayabilmesi için atılan her samimi adım desteklenmeli, ön yargılardan uzak bir şekilde değerlendirilmelidir.
Tarih boyunca milletler zor zamanlarda sorumluluk alan liderleri hatırlamıştır. Türkiye de bugün birlik ve beraberliğini güçlendirecek, kardeşlik hukukunu pekiştirecek ve geleceğe umutla bakmasını sağlayacak adımlara ihtiyaç duymaktadır.
Çünkü mesele Türkiye ise, geriye kalan her şey teferruattır.




































