Bu hafta sizlere toplumumuzun en büyük sorunlarından bir tanesi ile geldim.
Şiddet!
Kadına yönelik şiddet…
Yıllarca şiddetle mücadele edilmiştir.
…ama 21. Yüzyılda yaşıyor olmamıza rağmen hala her yanımızda şiddet gören insanlara rastlıyoruz. Bunlardan en büyüğü ise önünü bir türlü kesemediğimiz “Kadına yönelik şiddet!”
Şiddetin her türlüsü hiçbir şekilde kabul edilemez!
Fiziksel ve psikolojik olmak üzere ikiye ayrılan şiddet, toplumumuzun büyük bir sorunu olmaktadır.
Dünya sağlık örgütü (WHO) şiddetin tanımını “fiziksel güç veya iktidarın kasıtlı bir tehdit veya gerçeklik biçiminde bir başkasına uygulanması sonucunda maruz kalan kişide yaralanma, ölüm ve psikolojik zarara yol açması ya da açma ihtimali bulunması” olarak tanımlamaktadır.
Ve dünya genelinde her üç kadından birinin fiziksel veya cinsel saldırıya maruz kaldığını biliyor muydunuz? Bunu açıklayan ise yine ‘Dünya Sağlık Örgütü’.
Örgütün raporuna göre, kadınlara yönelik cinayetlerin yüzde 38'i birlikte oldukları kişiler tarafından işlenirken, hedef oldukları şiddet kadınların yaşadığı depresyon ve diğer sağlık sorunlarının ana nedenidir.
Şiddeti önlemek için çeşitli cezalar uygulanmaktadır ama hiç birisi şiddeti tamamen bitirememiştir!
Çünkü şiddet çocukluktan gelen bir hastalık şeklidir. Çocuk ne görür ya da ne yaşar ise onu bilinçaltına yerleştirip çoğu kez farkında dahi olmadan uygular. Şiddet eğilimi olan kişilerin zaman içerisinde geçmişlerine yolculuk yapıp incelendiğinde ispatları ortadadır.
Bizler elimizden geldiğince şiddetin her türlüsüne “HAYIR” demek için, bilinçli ebeveynler olarak çocuklarımızı yetiştirme şeklimize çok dikkat etmeliyiz.
Birçok kadın şiddete maruz kaldığı halde yıl kaç olursa olsun hala sesiz kalmaktadır. Bunun sebebi ise ya korkudan ya da kendini dışarıya şiddet gören insan olarak göstermek istememesinden kaynaklanmaktadır. Şiddet gören her üç kadından birisi bile hala sesini çıkarmazken arada sesini dünyaya duyurmak isteyen milyonlarca kadın da vardır.
İçişleri Bakanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğünün 2018 yılında ortak bir projesi sonucunda uygulamaya koyulan bir cep telefonu uygulamasını (KADES) sizlere tekrar hatırlatmak istiyorum. Çünkü hala bu uygulamayı bilmeyen birçok kadınımız var;
KADES, Kadın Acil Destek Uygulaması…
KADES, kadınların ve çocukların maruz kaldığı şiddet, taciz gibi kötü eylemleri biraz da olsun engellemek adına kullanıcılara sunulmuş resmi bir uygulamadır.
Eşinden veya bir başkasından şiddet gören ya da şiddete maruz kalma ihtimali olan kadınlar, akıllı telefonları üzerinden yapacakları ihbarlarda hızlı bir şekilde bu iş için kurulan Kadın Acil Destek İhbar Sistemi’ne ulaşabiliyorlar.
Akıllı telefon kullanıcısı bir kadının, Google Play Store ve Apple Store uygulamasından indireceği “Kadın Destek Uygulaması (KADES)”, T.C. Kimlik Numarasını girerek ve sonrasından EGM serverlarından gelen aktivasyon kodu ile aktif hale getirebileceği uygulama ile aile içi ve kadına yönelik şiddet mağduru kadınların acil durumlarda cihaz konum bilgisini açarak bir tuşla 155 Polis İmdat Acil Çağrı Merkezine ulaşarak, yardım çağrısının yapıldığı olay yerine en yakın ekip veya devriyenin sevk edilerek olaya müdahalesi sağlanan bir uygulamadır.
Bu uygulama ile “KADES” kadına yönelik risk ve tehdit unsuru oluşturabilecek durumların önüne geçebilmeyi ve acil durumlarda müdahale sürelerinin kısaltılması hedeflenmiştir.
Peki, bu uygulamayı nasıl kullanıyoruz?
Kayıt, İhbar ve Müdahale Aşamaları;
- Akıllı telefonlar üzerinden IOS ve Android marketlerden “Kadın Acil Destek Uygulaması (KADES)” indirilir.
- Ad – Soyad, T.C. Kimlik No, Doğum Yılı, Telefon Numarası bilgileri ile uygulamaya giriş yapılır.
- “Kullanıcı Sözleşmesi” okunup kabul edildikten sonra sisteme kayıt olunur.
- Uygulamayı yükleyenin kadın olduğu MERNİS Veri Tabanındaki nüfus bilgilerinden teyit edildikten sonra telefonuna “SMS doğrulama kodu” gönderilir.
- SMS olarak gönderilen doğrulama kodu sisteme girildikten sonra uygulama aktif hale gelir.
- Acil bir durum ile karşı karşıya kalındığında konum bilgisi açıldıktan sonra uygulama ekranında bulunan “KADES KADIN ACİL DESTEK” butonuna dokunularak ihbar gerçekleştirilir.
- İhbarın teyidi, ekrana gönderilen “EVET” ve “HAYIR” cevabı ile doğrulanması istenir.
- “HAYIR” ise; ihbar talebinin iptal edildiği, kadının telefonuna uyarı mesajı olarak gönderilir.
- “EVET” ise; ihbarın başarıyla alındığı, konumuna ekip gönderileceği, ihbarcının konumu telefonuna uyarı mesajı olarak gönderilir.
- Kadının telefonuna giden uyarı mesajı, eş zamanlı olarak 112/155/156 ACİL Çağrı Merkezindeki görevli personelin takip ettiği ekranda ihbar olarak görünmesi sağlanır.
- İhbarı ekranında gören görevli personel, kadının bulunduğu konuma en yakın ekibin sevkini sağlar.
Ve burada müdahale aşaması başlar;
En yakın ekip olaya müdahale ederek mağdur kadın ile birlikte tarafları Polis Merkezi Amirliğine intikal ettirir.
Gerekli işlemler yapılmak üzere Cumhuriyet Savcısı bilgilendirilir, alınan talimat doğrultusunda genel hükümlere göre iş ve işlemlere başlanır.
Ayrıca şiddete maruz kaldığınızda yararlanabileceğiniz haklar ise aşağıdaki gibidir;
- Barınma yeri sağlanması,
- Geçici maddi yardım yapılması,
- Psikolojik, mesleki, hukuki ve sosyal bakımdan rehberlik ve danışmanlık hizmeti verilmesi,
- Hayati tehlike bulunması halinde geçici koruma altına alınması,
- Çalışma yaşamına katılımı desteklemek üzere kreş ücreti sağlanması,
- İşyeri değiştirilmesi,
- Müşterek yerleşim yerinden ayrı yerleşim yeri belirlenmesi,
- Tapu kütüğüne aile konutu şerhi konulması,
- Hayati tehlike bulunması halinde kimlik ve ilgili diğer bilgi ve belgelerin değiştirilmesi ve gizlenmesi…
Gecikmesinde sakınca bulunan hallerde “barınma yeri sağlanması” ve “geçici koruma altına alınması” tedbirleri polis amirlerince alınabilir.
Tüm okuyuculardan ricam bu uygulamanın yayılması için elimizden geleni yapalım.
Sevgi ve sağlıkla kalın.



































