KAPAĞINA ALDANMAYIN
Son zamanlarda şöyle bir çevreme bakıyorum da okuduğum kitaplarda ki karakterlere benzer o kadar çok insan görüyorum ki, bazen bu geçen olayı bir yerde yaşadım mı ya da ben bu olayı hangi kitapta okumuştum diye karıştırıyorum. Ne komik değil mi?
Ya da acı…
Sonra Mevlana’nın bir sözü geliyor aklıma “İnsanlar da kitaplar gibidir. Kapağına aldanmayın. Gerçek değerini okumaya başlayınca anlarsınız.”
Hele ki son zamanlarda, aşkımlar, canımlar, cicimler havalarda uçuşup ta makyaj malzemelerine dünyaları ödeyen ekipleri gördükçe “ahh Mevlana sen yaşasaydın kim bilir daha neler derdin” demeden de yapamıyorum.
Makyaj ve estetik güzeli, hepsi aynı fotokopi makinasından çıkmış gibi yüzler; marka kıyafetler, pahalı parfümler, adeta ışıl ışıl. Kadın erkek görenin dönüp tekrar baktığı bir kişiyi düşünün. Size merhaba demeden önce “Aşkımm” diyor. Ne tatlı değil mi?
Çok…
İşte ben bunları kapağı rengârenk süslü kitaplara benzetiyorum. İki sayfa okuduktan sonra çöpe atılan.
Kitabevi raflarında renkli kapaklarla dikkatini çekip sana dünya para verdirip te (çünkü artık kitapların fiyatı uçtu) iki sayfa okuduktan sonra bir köşeye fırlattığın kitaplara…
Hem paran ziyan oldu hem de zamanın…
Oysaki birkaç araştırma yapsaydın kapağı seni etkilemese de seni dünya ile buluşturacak çok güzel bir esere sahip olacaktın.
Zararın sadece zaman ve para olsun…
…ama bu şekilde görüp yanına alıp, değer verdiğin, zamanını ayırdığın bir insan olsaydı böyle düşünür müydün?
Hayır…
Çok daha fazla üzülürdün…
Hepsi değil ama inanın birçok kişi son zamanlarda böyle oldular…
İki güzel söz, iki güzel gülüş, bir kaç parça renkli eşya ama sadece görünenden ibaret…
İçi bomboş…
Umarım çevrenizde bu tarz insanlar çok yoktur ya da sizi erken bir zamanda terk eder. İşte o yüzden etrafınızdan zamanla ayrılan insanlar olduğunda üzülmeyin, “Sizin için iyi olsaydı kalırdı zaten… “
Gidenin ardından ağlamak yerine “Her şeyde bir hayır vardır…” demek en doğru olanı.
Güzel insanlarla buluşmanız dileğiyle…



































