KUDÜS HEPİMİZİN
Kudüs ve çevresinde yaşayan Müslüman halk şuanda baskı altında. Şiddet görüyor…
İnsanlık dışı uygulamalara maruz kalıyor…
Elektrik, su, yemek yok…
Yaralılar çaresiz…
Çocuklar ölüyor ve bu sadece bizim bildiğimiz…
Göz bebeğimiz Mescid-i Aksa alıkonuluyor.
Kudüs İsrail’in başkenti yapılmaya çalışılıyor ve bu uğurda hiçbir dinin ve hiçbir kişinin gözünün yaşına bakılmıyor…
İslam dinimizin ilk kıblesi Kudüs’teki Mescid-i Aksa’yı sadece Filistin halkı mı korumak zorunda?
Kudüs hepimizin…
Mescid-i Aksa hepimizin…
Eski Şehir/Kudüs; Müslümanlar için Kubbetü’s-Sahre, ve Mescid-i Aksa, Yahudiler için Tapınak Tepesi ve Ağlama Duvarı, Hristiyanlar için Kutsal Kabir Kilisesi… Kısacası Kudüs her dinin kutsal toprağı…
1981 Yılında UNESCO tarafından Dünya Mirası listesine eklenmiştir ve dörde bölünmüş. Müslümanlar Çeyreği, Hristiyanlar Çeyreği, Ermeni Çeyreği ve Yahudi Çeyreği. Eski Şehrin devasa savunma duvarları ve şehrin kapıları 1535-1542 yıllarında Osmanlı Sultanı, I. Süleyman tarafından yapılmıştır. Şehrin günümüzdeki nüfusunun çoğunluğu Müslüman ve Hristiyan çeyreklerinde yaşamaktadır. 2007 yılında, şehrin toplam nüfusu 36,956 idi. Bu sayının 2006’da dinlere göre ayrımı; 27,500 Müslüman, 5681 Hristiyan, 790 Ermeni ve 3089 Yahudi’ydi.
1967 yılında, şehirde hiç Yahudi yoktu!
Bunun nedeni, şehrin 1946 Arap-İsrail Savaşı sonunda Ürdün tarafından işgal edilmesi ve bunun sonucunda Yahudilerin eski şehri terk etmesidir.
1967 Altı Gün Savaşı esnasında, İsrail güçleri Eski Şehri ve Doğu Kudüs’ün geri kalanını ele geçirir ve sonrasında bu yerleri İsrail toprakları olan şehrin batısına eklemiştir. Bugün, İsrail Devleti bütün alanı yönetmektedir ve İsrail bu bölgeyi Milli Başkentinin bir parçası olarak kabul etmektedir. Buna rağmen, Doğu Kudüs’ü İsrail’e ekleyen 1980 Kudüs Kanunu, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, 478 sayılı çözüm önergesi tarafından geçersiz ve hükümsüz sayılır.
İsrail, başkentinin Kudüs olduğunu ilan etmiş ama Birleşmiş Milletler bu kararı tanımadığını açıklamıştır.
1981 yılında Dünya Mirasları arasına giren Eski Şehir şuanda “Tehlike Altında Olan Dünya Mirasları” arasındadır…
Modern Kudüs, Eski Kudüs’ün sınırlarını aşmış ve büyümüştür.
Kudüs, Müslümanlar için Mekke ve Medine’den sonra gelen en kutsal şehirdir…
İslamiyet’te Kudüs, 610 yılında ilk kıble olmuştur ve Kur’an’a göre Muhammed, 10 yıl sonra Miraç’a bu şehirden çıkmıştır.
Kudüs, Yahudiler için ise en kutsal şehirdir. Çünkü Tevrat’a göre İsrail Kralı Davud, milattan önce Kudüs’ü Birleşik İsrail Krallığı’nın başkenti olarak inşa etmiştir. Ve oğlu Kral Süleyman, ilk tapınağı şehrin içine kurmuştur.
Kudüs Hristiyanlar için de kutsaldır; Yeni Ahit’e göre Nasıralı İsa’nın bu şehirde çarmıha gerilmesinden ve 300 yıl sonra Azize Helena’nın İsa’nın hayatındaki hac noktalarını belirlemesinden gelmektedir.
Küçük bir alan olmasına rağmen Eski Kudüs, birçok dini önem taşıtan noktalara sahiptir. Bunların arasında Tapınak Dağı, Ağlama Duvarı, Kutsal Kabir Kilisesi, Kubbetü’s- Sahre ve Mescid-e Aksa burada yer almaktadır.
Kudüs, “Peygamberler Şehri”dir…
Peygamberlerin diyarı barış şehri olmalı…
İnsanlar vahşice katledilmemeli… Eğer savaş olacaksa sivil halk zarar görmemelidir.
Savaş nedir, bilir misiniz?
Devletlerin aralarındaki ekonomik ve siyasal anlaşmazlıklar nedeniyle siyasal ilişkilerini keserek, birbirlerine karşı ordularıyla giriştikleri silahlı eylemdir.
Bir ülkede, siyasal toplulukların ya da toplumsal sınıfların, yönetimi ele geçirmek için giriştikleri silahlı eylemdir. Ve bunun kuralları vardır.
Çocuklar ölmez…
Masum halk zarar görmez…
Şuanda Filistin halkı şiddet, zulüm görüyor. Kadın, erkek, yaşlı, genç, sivil ayırımı yok. Bölgeden çıkış yok.
Peki, dünya için bu kadar kıymetli yeri neden sadece Filistin halkı korumaya çalışıyor?
Neden sadece Filistin savaşıyor?
Neden hala herkes görmedim, duymadım, bilmiyorum rollerine bürünüyor?
Esra Akgün




































Kaleminize sağlık Esra Hanım.