11 Temmuz 1995…
Bugün tam 29 Yıl oldu…
Srebrenitsa Katliamı…
Her ne kadar 29 yıl geçmiş olsa da bizler hiçbir zaman bu yüz karası soykırımı unutmadık, unutmayacağız…
Ratko Mladiç komutasındaki Sırp ordusu 29 yıl önce bugün “Krivaya ’95 Harekâtı” adı altında, 8.372 kişinin canına kıydı…
Katliam 5 gün sürdü. Masum insanların canına kıyıldı. Hem de, Avrupa’nın göbeğinde…
Genç yaşlı, çoluk/çocuk demediler. Katlettiler…
Sırp Cumhuriyet Ordusunun dışında bu katliama “Akrepler” adı verilen Sırbistan özel güvenlik güçleri de katıldı. O zamanlar Birleşmiş Milletler Srebrenitsa’yı güvenli bölge ilan etmişlerdi, Hırvatistan Savaşı ve Bosna Savaş’ı 1991 yılında başlamıştı. Bosna- Hersek’in Doğusunda yer alan Srebrenitsa Kenti’ne dokunulmayacaktı. Savaştan önce 24 bin civarında bir nüfusa sahip olan Srebrenitsa kenti diğer bölgelerden gelen mültecilerle 60 bin civarını bulmuştu. Adeta açlık ve hastalıklarla mücadele eden bir toplama kampını andırıyordu.
Müslümanların elindeki silahlar BM Barış Gücü tarafından koruma gerekçesiyle toplanmıştı. Ratko Mladiç korumasındaki Sırplar Srebrenitsa’ya olan saldırılarını sıklaştırdıklarında Müslümanların toplanan silahlarını geri almak için yaptıkları başvuru sorumlu Hollanda komutanı Thom Karremans tarafından reddedildi. BM yalnızca iki F16’yı kent üzerinde bir uçuş yaptırmakla yetindi.
Katliamdan 15 yıl sonra 27 Haziran 2017 tarihinde Hollanda Mahkemesi, Srebrenitsa katliamıyla ilgili Hollanda askerlerinin yasa dışı hareket ettiğine, Hollanda’nın kısmen hatalı olduğuna karar vererek Hollanda askerlerini suçlu buldu. Mahkeme, Srebrenitsa’da ölümlerin %30’undan Hollanda hükümetinin sorumlu olduğunu açıkladı.
II. Dünya Savaşı’ndan bu yana Avrupa’da gerçekleşmiş en büyük toplu insan kıyımıdır.
Avrupa’da ki hukuksal olarak ilk kez belgelenmiş soykırım…
Şimdi ne sorsak boş, ne desek boş…
Müslüman nüfusunun çoğunlukta olduğu ve Sırp zulmüne karşı ellerinde sıfır imkânla karşı koymaya çalışan Srebrenitsa’nın Tanjarz Kırsalı’nda tam 10.000 bin kişiyi esir alan askeri grup Mladiç’in emriyle esirleri öldürülmeye başladı.

Tam bir vahşet…
8.372 kişi vahşice öldürüldü…
Bunların hepsi Müslüman’dı…
Cesetleri parçalandı. Kimlikleri tespit edilmesin diye. Krematoryumlarda yakıldı…
Toplu mezarlara gömüldüler…
…ama şuanda geriye dönüp baktığımızda, o gün hayatını kaybeden hiçbir evlat geri dönmeyecek. Yaşayan annelerin gözlerinde ki yaşlar hiçbir zaman dinmeyecek…
Bizler bu katliamı hiçbir zaman unutmayacağız, çocuklarımıza da unutturmayacağız…
Savaşın her türlüsü kötü, her türlüsü acıdır…
Tekrarı yaşanmasın, yaşatılmasın…
Bizler bu yaşanan acıyı hiçbir zaman unutmadık, hiçbir zaman da unutmayacağız. Bizden sonrasına, çocuklarımıza da anlatacağız. Onlar da unutmasın, unutturmasın.
Ne demişti, Aliya İzzetbegoviç; “Ne yaparsanız yapın soykırımı unutmayın. Çünkü unutulan soykırım tekrarlanır.”
Esra Akgün



































