VATANDAŞLIK BİLİNCİNDE OLMAK
Vatan, insanın doğup üzerinde yaşadığı toprak parçasıdır. İnsanın evidir, memleketidir. Vatandaşlık anayasal ülkelerde bir ülkeye bağlılıktır ve kutsal bir bağdır O halde vatandaşlık her şeyden önce kişiler için haklar ve yükümlülükler yaratan bir hukuki süreçtir. Vatandaş olarak bağlı bulunduğumuz devletten beklentilerimiz vardır. Ancak biz iyi vatandaş olabiliyor muyuz? Sorumluluklarımızı yerine getiriyor muyuz? Geçtiğimiz günlerde bir devlet kurumuna gidiyorum. Öğle saatini beş dakika geçmişti içeri girdiğimde. Sorumu dile getirdim. Beklememi söyledi Beş dakika sonra ilgilenecek kişi geldi. Yanındaki grupla sohbet ederek evrakımı aldı. İşlemimi yaptı. Odada yirmi kadar masa vardı ve ikiye doğru masalar doldu. Çoğu cep telefonu ile meşguldü. Mesaisinin farkında olmayıp çalışma verimini düşüren çalışanlarımız ay sonu gelince maaşını alıyor ve eleştiride yapabiliyor. Devlet kurumuna girmişti ama sorumluluğunun farkında değil. Bu görevi kötüye kullanmanın sadece bir örneği.
Birkaç ay önce komşumuz Bulgaristan’daydım. Annemle birlikte yolculuk ettik. Sabah erken saatlerde ofisteyiz. İşimizi halledecek kişiye kahve ve lokum götürdük. Evraklarımızı verdik, ikramlarımızı verdik. Belki bize de kahve ikram eder diyoruz. Ancak teşekkür etti ve işine devam etti. Arada konuşmak istiyoruz. Ancak isteksizce bakıyordu. Mesaj göndermiştim, yanıtlamadınız, dedim. .Mesai içinde bakmıyorum, dedi. Çalışanların hepsi ciddi ve mesafeliydi. Şimdi aradaki farkı düşünüyorum. Vatandaşlık bilinci farklı idi. Ülkem de şöyle bir durum var. Devlet halleder, devlet yapmalı. Ancak birey olarak vatandaş görevini yerine getiriyor mu? Ben nasıl bir değer katıyorum ülkeme diye düşünmeliyiz.
Daha da temele inersek eğitim sistemimizde verilen derslere bakmalıyız. İlim bir şeyin doğrusunu gösterir. Yani beşin dörtten büyük olduğu gerçeğini gösterir. .Ancak öğretilmeyen bir şey vardır ki, eğer o beş kazanç haksız şekilde elde edilmişse ‘’ahlak’’, o dört kazancın beş kazançtan büyük olduğunu gösterir. Yıllar önce verilen adabı muaşeret, vatandaşlık bilgisi gibi dersler kalkmış öğrencilerin ahlaki yönleri ve vatandaşlık değerleri zayıflamıştır. Teknolojik gelişmeler neticesinde ve hızlı sosyal medya etkileşimi ile gençlerin anne-babası, ,arkadaşları, öğretmenleri, doğa ve diğer unsurlar ile ilişkileri zayıflamış, saygı ortadan kalmıştır. Eğitim sistemi içinde bu değerler kaybolmaya başlamıştır. Sınav odaklı eğitim aldıkları için edindikleri bilgileri sosyal hayatta uygulayamamaktadır. .Eğitim öncelikle kişide eleştirel düşünceyi meydana getirmeli. Sorumluluk sahibi vatandaş olmalıdır Biz bunların sıkıntısını yaşıyoruz ve önlem almazsak, eğitim için seferber olmazsak bu sıkıntıları yaşamaya devam edeceğiz. Almış olduğu eğitimle ülkesini kalkındırmış, eğitimli insanların yetişmesi için seferber olmuş insanların olduğu huzurlu yarınlara, umutla…



































