Bizi biz yapan değerlerimiz var. O değerlerden milim saparsak, istikametimiz de kıblemiz de değişir.Güç elde etmek elbette gereklidir. Güçlü olmak, davaya hizmet için elzemdir. Lakin ne pahasına olursa olsun amacımız güç elde etmek veya en güçlü olmak olursa, güçle birlikte değerlerinden uzaklaşan, güç için değerlerini feda eden bir topluluğa dönüşürüz. Allah muhafaza!Güç değerlerimiz için olmalı, nefsimiz için değil. İlayı kelimetullah davası, güç olmadan yürümez bilirim elbet. Lakin güç, kutsalın emrinde olursa anlamlı gerekli ve değerlidir. Yoksa nefsimizi azdırır, değerlerimizi gözden çıkartır. Güç hem gerekli hem tehlikelidir. Gerektiği gibi kullanılmadığında bir afete dönüşür ve yoldan çıkartır.Yeryüzünde böbürlenerek yürüyenler sadece Firavunlar ve Nemrutlar olmamıştır. Bizim kisvemizde nice hükümdarı yoldan çıkartan da güç olmuştur. Peygamberimiz’in (sav) pak evlatlarını Kerbela’da doğrayanlar kafirler değildi. Saltanat uğruna kutsal değerlerimizi yerle yeksan edenler ve ehl-i beytin kanını hunharca dökenler aynı dine mensup olanlardı Her yol mubah!” anlayışıyla şekillenen bir güç anlayışından Allah’a sığınmalıyız. O yüzden diyorum ki aslolan değerlerimizdir. Değerlerimizin koşulsuz emrinde olmayan bir güce asla talip olmamalıyız. İçimizden gücü nefsi için kullananları gördüğümüzde uyarmazsak o gücün günü geldiğinde asıl değerlerimizi ifsad edeceğini zinhar unutmayacağız.Ve dahi unutmamalıyız: Güç için gelenler, güç için giderler. Tek amacı güç elde etmek olanlardan bize sadece şer dokunur.
Özümüze dönmeliyiz. Düşmanımıza benzersek kaybederiz.



































