Her sektörün, kurum veya kuruluşun, ürürün veya hizmetin bir simsarı vardır. Yani üretilen ürün veya hizmeti pazarlayanlara halk arasında ?Simsar? denir
Biraz argo tanımlama gibi algılansa da Simsarlar üretilen ürünü veya hizmeti (iyi veya kötü) alıcıya beğendirmek ve pazarlamak gibi bir zorunlulukları vardır. Bu normal hayatta da böyledir.
Ancak siyasi hayatta da varlıkları her zaman ön plana çıkan ?simsarlar? özellikle seçim dönemlerinde ortaya çıkarlar. Yani aday pazarlamaktır onların işi. Allarlar, pullarlar önce isimlerini kamuoyuna pompalarlar sonrası malum, pazarlayıverirler,
Bu onların işidir. Onların işi insan pazarlamaktır da siyasi partilerin işi de onların ekmeğine yağ sürmektir. Siyasi partiler de nedense onlara pek rağbet ederler, inanırlar onlara. Oysa onların hiçbir sorumluluğu veya beklentisi yoktur ya, sadece onlar bu pazarlamadan ceplerine girecek meblağı düşünürler.
Onlar için önemli değildir. Pazarladıkları zatı muhterem kazanmış. Hatta muhteremi pazarladıkları siyasi parti de iktidar olmuş olmamış yine önemli değildir. Çünkü onlar genelde bu işi yaptıkları parti ile uzaktan yakından ilgileri yoktur. Hatta onlar genelde başka partilidirler, karşı oldukları siyasi parti içinde bu işi daha rahat yaparlar
Neyse işin özü şu:
Geçmiş seçimlerde yaşadığımız tecrübelerin acı faturaları ortadayken yerel seçimlerdede inşallah aynı acı faturalarla karşı karşıya kalmayız yerel seçimlerin birlik beraberlik kardeşlik samimiyet içinde geçmesine cenabı haktan temenni ediyorum .



































