Uzun yıllardır Batılı çevreler tarafından "diktatörlük" ve "diktatör" propagandasının yapıldığı Kardeş Türkiye'deki demokrasi ateşi dünyayı şaşkına çeviriyor. Türkiye'de son yılların en ilginç yerel seçimleri yarın gerçekleşecek.Türkiye'de belediyelerin yetkilerinin yüksek olduğunu herkes biliyor. Seçim süreci oldukça interesan ve Türkiye'ye yakışan bir süreç. Genel olarak insanların siyasete katılımı, parti üyeliği, parti bağlılığı, mücadeleler, seçim kurumu, siyasetçilerin yerleşimleri ve tabiki her zaman adaletli seçim sonucları Türkiye'de çok güzel bir imaj yaratıyor.
Azerbaycan'da bu seçimin çok konuşulması ve merakla sonuclarının beklenmesi kardeş ülkemize olan sevgimizin gösterisidir. Bu seçenek Azerbaycan medyasinda tartışılıyor. Elbette Rusya, İran, Ermenistan gibi ülkelerle sınırımızda sadece çıkarlarımızı konuşan bir devletin yerel seçimleri elbette bizim için ilginç ve interesan bir konu.
Özellikle savaştan sonra halkımız arasında artan Türkiye sevgisi de anlaşılabilir bir durumdur.Azerbaycan Cumhuriyeti Sayın İlham Aliyev: "Türkiye güçlendikçe biz de güçleniyoruz" deyimi, bu tarihi cümle, her Azerbaycanlının Türkiye'de yaşanan siyasi süreçlere ilişkin görüşlerini tanımlamaktadır. İktidardaki Adalet ve Kalkınma Partisi döneminde Azerbaycan-Türkiye stratejik ittifakı her geçen gün gelişerek en üst seviyeye ulaştı.
Bugün her iki ülke de bölgenin kaderini belirleyen aktörlerdir. Geçtiğimiz yıl Bakü'de düzenlenen askeri geçit törenlerinde iki ülkenin devlet başkanları ve askerlerinin yan yana durması, tüm dünyaya kardeşlik mesajıydı. Elbette biz Azerbaycan halkı olarak bu ilişkilerin kalıcı olmasından yanayız. Gerçekler ve tarih, Azerbaycan ve Türkiye devlet başkanlarının hiçbir zaman bu kadar yakın olmadıklarını gösteriyor. Hiç bu kadar kardeşlik göstermemişti. Savaşın en şiddetli zamanlarında, tüm dünyanın karşımızda olduğu bir dönemde Türk F16'larını Azerbaycan'da tutmak her Cumhurbaşkanının işi ve cesareti olamazdı.
Seçim sonucu ne olursa olsun halkların kardeşliği her zaman sürecektir. Ama liderler her zaman bu kardeşliğin daha faydalı, Türklerin deyimiyle verimli hale getirilmesinde rol oynuyorlar. Halkımız Recep Tayyip Erdoğan örneğinde bu faydayı gördüğü için onun partisinden olan adayları destekliyor ve seçilmesini istiyor.
Bu seçimlerde Türkiye halkının doğru tercihi yapacağına inamımız tam ve kardeş ülkenin kendisini yönetecek yerel özyönetim organlarını belirleyeceğini biliyoruz. Olayları önceden tahmin etme isteğimiz siyasi ahlaktan biraz uzak görünebilir ama bizim düşüncemiz şu ki, yaklaşık yirmi yıl boyunca Türkiye'nin doğru yolda yürümesinin koşullarını yaratan, ülkeyi geliştiren, güçlendiren yargıç, Millet olarak birlikte hareket ederek bölgesel ve küresel anlamda yeni başarılara imza attık.Adalet ve Kalkınma Partisi bu seçimi de kazanacak. Ve Ak Parti'nin zaferi tüm Türk halkının zaferi olacaktır. Güçlü Türkiye aynı zamanda güçlü Azerbaycan demektir.Yarın son sözü ve son tercihi büyük Türk milleti yapacaktır.Önümüzdeki seçimlerde Türk demokrasisinin bir sonraki kutlamasının yaşanacağına inancımız tamdır.
Yaşasın Türkiye, yaşasın Azerbaycan ve bu iki devletin kardeşliği!



































