Şehirler sadece yollarla, binalarla ve meydanlarla büyümez. Bir şehri asıl büyüten; o şehrin insanına duyulan sevgi, gösterilen samimiyet ve ortaya konulan hizmet anlayışıdır. Tarih boyunca "Şehrül Emin" unvanı, bulunduğu şehrin emanetini taşıyan, halkın derdiyle dertlenen ve şehrin geleceği için sorumluluk üstlenen kişiler için kullanılmıştır.
Nejat Gülmez de bu anlayışı temsil eden isimlerden biri olarak öne çıkmaktadır. Şehri sadece yönetilecek bir alan olarak değil, birlikte yaşanılan büyük bir aile olarak gören yaklaşımı, onu vatandaşla iç içe bir hizmet anlayışına yöneltmiştir. Makamların gelip geçici, hizmetin ise kalıcı olduğuna inanan bir duruş sergilemesi, toplum nezdinde karşılık bulmuştur.
Günümüzde şehirlerin en çok ihtiyaç duyduğu şey; ortak akıl, istişare kültürü ve insan odaklı yönetim anlayışıdır. Bir şehrin gerçek değeri, o şehirde yaşayan insanların mutluluğu ve huzuruyla ölçülür. Bu nedenle yöneticilerin sadece projeler üretmesi değil, gönüllere dokunması da büyük önem taşır.
Nejat Gülmez'in ortaya koyduğu hizmet anlayışında da bu yaklaşımın izlerini görmek mümkündür. Birlik ve beraberliği önceleyen, ayrıştırmak yerine kucaklaştırmayı hedefleyen anlayış, şehir kültürünün güçlenmesine katkı sunmaktadır.
Sonuç olarak; şehirler emanet, hizmet ise bir gönül işidir. Bu emaneti taşıyan herkesin temel görevi, şehrin menfaatini her türlü kişisel hesabın üzerinde tutmaktır. Şehrül Emin Nejat Gülmez'i değerlendirirken de meseleye bu pencereden bakmak gerekir. Çünkü geride kalan en kıymetli miras, yapılan hizmetler ve kazanılan gönüllerdir. Savaş Aytimur saygılarımla




































