Bir sabah dünyayı insansı robotların idare ettiği güne uyanabiliriz. Cadde ve sokaklarda otonom araçların dolaştığı, market reyonlarını yapay gıdaların doldurduğu bir dünya bizi bekliyor olabilir. Teknolojik gelişmelerin faydalarının yanında tehlikelerini, telafisi olmayan zararlarını hiç düşündük mü?
Günümüzde yediden yetmiş yediye herkes bu yeni dönemin nimetlerinden faydalanıyor. Tüm sosyal medya görsellerimizden, iletişim materyallerine kadar orada hazırlanıyor. Dolandırıcılar bu mecra ile ses ve görüntülerimizi bire bir taklit ederek insanları kandırıyor. Devletler birbirleriyle savaşırken, yine bu yazılımlarla hazırlanmış videolarla algı oluşturuyor. Tüm dünyayı bu araçlarla manipüle ediyor. Gelişmiş savunma ve saldırı silahları bu yazılımlar sayesinde savaşlarla etkinlik gösterebiliyor. Kullandığımız teknolojik aletlerin hepsinde bu yazımlar kullanılıyor.
Bu yapay zeka hayatımıza nasıl girdi? Alan Turing’in 1950 yılında yazdığı bir makale yapay zekadan bahsetti. O gün bir kavram olarak ortaya çıkan bu durum orada da kalmadı. Kural tabanlı bilgisayar sistemlerinin yerini insan gibi düşünebilen, üreten algoritmalar aldı. Günümüze kadar yetmiş yıllık yolculuğu devasa yazılım ve dil modelleriyle gelişerek devam etti.
Her yeni piyasaya çıka yazılım insan yaşamının bir parçası haline geliyor. Gelinen noktada; insan üzerindeki hakimiyeti iyice belirginleşmiştir. Normal insani ilişkilerde birebir çözebileceğimiz en küçük sorunları bile ona danışıyoruz. Ne giyeceğimize, ne yiyeceğimize, nerelerde gezeceğimize, günlük yaşam planlarımıza kadar birçok alanda o karar veriyor. İkili ilişkilerimizi, davranış tarzlarımızı kısaca hayatımızı yapay zeka şekillendiriyor. Sanki hayatın bütün sırlarının, gizemlerinin ele geçmiş olduğunu düşündürüyor. İnsanlık esareti için her şey tamam gibi… Bir tek yapay zekada ruh yok, duygu yok, vicdan yok. Bu eksikliklerde giderilirse robotların insandan farkları kalmayacak.
Değerli dostlar geçenlerde ABD li milyarder Elon Musk’ın bir açıklamasıyla karşılaştım. Yapay zeka uygulamalarının gelecek beş yıl içerisinde gelişimini değerlendirmiş. İfadesine göre tüm insanlıktan daha akıllı olacakmış. İleriki dönemlerde insanların çalışmaya bile ihtiyaçları kalmayacakmış. İnsanlık tüm hayallerini sıfıra yakın bir maliyetle gerçekleştirecekmiş. Musk’a göre yapay zeka destekli robotlar düşük enerji tüketimleri ve sıfır iş gücü maliyetleri ile sürekli üretim yapabilecekler. Yine üretilen ürünlerin insanlara ulaştırılması otonom araçlarla yapılacakmış. Böylece yakıt ve ulaşım maliyetleri de ortadan kalmış olacağını söylüyor. Dünya’yı her alanda robotların yönettiği bir çağın çok yakın olduğunu dile getirmiş. Tabii ki bu Elon Musk’ın bu görüşlerinin aksini ileri sürenlerde olabilir. İleride insanlığı nelerin beklediği hakkında bize fikir vermesi acısından çok kıymetli buluyorum Fakat bu insanın kulağına çok hoş gelse de çok tehlikeli bir durum.
Elbette ki teknolojik gelişmeler insanların birçok ihtiyaçlarını karşılıyor. Birçok alanda konforlu bir yaşam vaat ediyor. Madalyonun bir de diğer yüzüne bakmak lazım değil mi? İnsanoğlunun bu yapay zeka çağına enine boyuna sorgulamadan girdiğini düşünüyorum. Böyle bir dünyada robotlar zararlı yazılımlarla manipüle edilebilir. İnsan yaşamı robotlar tarafından tehdit olarak görülebilir. İşte o zaman insanlığı yok oluşa sürükleyecek, büyük bir tehlike bizi bekliyor.
Teknolojik gelişmelere ters orantılı olarak aile bireyleri arasındaki yardımlaşma, güven, samimiyet, güçlü bağlarda gerilemektedir. Toplumlarda insani, vicdani duygular gün geçtikçe yok olma ile karşı karşıya. Robotlar insanların yaptıklarını taklit ederken, insanlarda ruhsuz duygusuz, sevgisiz robotlara özeniyor. İnsanlar ve robotlar birbirlerine, ya tıpa tıp benzeyecekler, ya da büyük bir çatışma içerisine gireceklerdir. Sinemalarda bilim kurgu olarak izlediğimiz insanımsı robotlarla insanoğlunun acımasız savaşlarına bir sabah merhaba diyebiliriz.
Bu yapay zeka konusunu bir kez daha düşünmeliyiz bence…




































